SALGIN İLE MÜCADELEDE SAĞLIK ÇALIŞANLARI

Türk Sağlık Sen Kütahya Şube Başkanı Hasan Gök Salgın ile mücadelede sağlık çalışanları hakkında bir basın açıklaması düzenleyerek “Salgın sürecinde sağlık çalışanları iki anlamda tarihe geçtiler” dedi.  

Türk Sağlık Sen Kütahya Şube Başkanı Hasan Gök sağlık çalışanları ile ilgili yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi. “Salgın sürecinde sağlık çalışanları iki anlamda tarihe geçtiler. Birincisi canlarını verip şifa dağıttığı, ailesinden uzak kalarak fedakarlıklarda bulunarak yazdıkları kahramanlık destanıyla oldu. İkincisi ise önemlerinin herkes tarafından idrak edildiği bir dönemde temel talepleri ve kronikleşen sorunları için hiçbir adım atılmayarak mağduriyetlerinin devam ettirilmesiyle oldu” dedi.

ELLERİNDEN ALINAN ALIN TERLERİ İDİ

Türk Sağlık Sen Kütahya Şube Başkanı Hasan Gök “Bu dönemde 3 ay tavandan ek ödeme düzenlemesi müjde diye sunuldu fakat aslında bu ödemeler sağlık çalışanlarının yıllar içerisinde ellerinden alınan alın terleri idi.  Ayrıca tavandan ek ödeme ile ilgili düzenlemedeki eksiklikler, yanlışlar ve idarenin iki dudağı arasına çalışanın emeğinin sıkıştırılması ile adaletsiz, çalışma hayatında huzuru zedeleyen bir düzenleme olarak yerini tavandan değil yavandan ek ödeme olarak aldı. Salgın bitmedi ama tavandan ek ödemeler sonlandırıldı. Sağlık çalışanları covid-19 ile mücadele ediyor ama sanki hiç çalışmıyorlarmış gibi sıfır döner sermaye ile karşılaştılar. Kısacası kahramanlar kaybetmeye mahkûm edildiler. Ödüllendirilecekleri yerde adeta cezalandırıldılar. Sağlık çalışanlarının en az yarısı tavandan ek ödeme den yararlanamadı.  Temizlik elemanından, sekreterine, şoföründen hizmetlisine, memurundan, veri hazırlama kontrol işletmenine, özellikli birimde çalışıp lise mezunu olan ebe, hemşire, sağlık memuruna kadar çok fazla personel, ya hiç ücret alamadı, alanlar ise 5-10 TL gibi komik rakamları aldılar.

SÖZ VERİLEN EK ÖDEMELER, ACİLEN ÖDENMELİDİR

Covit-19 virüsü ile direkt temas etme olasılığı çok yüksek olan Aile Hekimleri ve Aile Sağlığı Elemanları Sayın Sağlık bakanımızın söz vermesine rağmen, hiçbir ek ödeme alamamışlardır.  Aile hekimliği sisteminde çalışan personellerimiz için söz verilen ek ödemeler, acilen ödenmelidir. Ama kamuoyunda yaratılan algıya bakıldığında sanki sağlık çalışanlarına çift maaş veriliyor gibi ortam oluşturulmuş, sağlık çalışanlarının fedakarlıkları göz ardı edilmiştir. Salgın başladığı döneme göre, salgın döneminde sağlık çalışanlarının çoğunluğu gelir kaybına uğramıştır. Çalışanlar salgın öncesi dönemden daha kötü durumdadır. Sağlık çalışanları mutsuz, sağlık çalışanları ümitsiz, sağlık çalışanları tükenmişlik sendromu ile karşı karşıyadır.   Sağlık çalışanlarının tek sorunu ücretler değildir. Sağlık çalışanları sürekli olarak mobbinge maruz kalmakta, salgın döneminde fazla çalışmalarda adaletsizlik, kanun gereği bazı personellere fazla çalışma ücreti ödenememesi, geçici görevlendirmelerin personel üzerinde Demokles kılıcı gibi baskı unsuru olarak kullanılması,  salgın bahanesiyle dal hastanesi personellerinin farklı birimlere görevlendirilmesi yapılarak, dolgu malzemesi olarak kullanılması, diğer servislerden pandemi servislerine görevlendirilmelerde, personelin çalışma şartlarının farklı uygulamalara tabi tutulması, sağlık çalışanları arasında huzursuzluğa ve bıkkınlığa sebebiyet vermektedir.  Sendikal ve siyasi ayrımcılığa, adam kayırmacılığa maruz bırakılan sağlık çalışanları için adaletli ve liyakatli bir yönetim anlayışı derhal uygulamaya konulmalıdır.

SIFIR DÖNER SERMAYE GARABETİNE BİR SON VERİLMELİDİR.

Çalışma hayatında adalet sağlanması mümkün iken, liyakatli yönetici kısmı tartışmalı bir konudur. Sağlık Bakanlığında idarecilerin tümü sözleşmeli statü ile istihdam edilmektedir. Sözleşmeli idarecilik sisteminin amacı, ekip olmak ve ekip ruhu ile çalışacak kişileri bir araya getirmek ve yönetmek olmakla beraber, uygulamada bunları görmek pek mümkün değildir. Bütün sağlık teşkilatı, idarecilerin ne şekilde göreve getirildiğini çok iyi bilmektedir. Sözleşme yapılan idarecilerin sendikal tercihlerine bakıldığında; Sayın cumhurbaşkanımızın 1 Mayıs 2019 tarihinde yapmış olduğu konuşmasındaki şu sözünü hatırlatmak gerekir. “31 Mart seçimlerinin ardından kimi belediyelerde sendika üyeliklerine veya işe giriş tarihine bakılarak ayrımcılık yapıldığına, hatta insanlarımızın aşıyla, işiyle oynandığına dair üzücü haberler alıyoruz. Kimi sendikaları makbul, kimi sendikaları öteki olarak gören kafa, 28 Şubat dönemi kafasıdır”.

Sağlık çalışanları, İdarelerinin çalışanları arasında ayrımcılık yapmadığını, eşit davrandığını, adam kayırmadığını, keyfi uygulamaların yapılmadığını adaletli ve hakkaniyetli bir yönetim sergilendiğini görmek istemektedir. Sağlık ve Sosyal hizmet çalışanları belirli zaman aralıklarında covit-19 testine tabi tutulmalı, salgına maruz kalan ve kalabilecek çalışanlar için devletin diğer kurumlarında personellerine sağlanan kolaylıklar bakanlık çalışanlarına da sağlanmalıdır. Kolaylık sağlanmamasında sorun personel yetersizliği ise atanamayan 400 bin sağlıkçı devletin imkanları ölçüsünde bir an önce atanmalı ve göreve başlatılmalı, sağlık ordusu saflarına katılmalıdır. Sağlık Bakanlığı sağlık çalışanlarının sorunları ile kendi arasına koyduğu sosyal mesafeyi kaldırmalıdır. Çalışan arasına set çekmeyi bırakmalıdır.Yöneticiler teşekkür ve takdir yerine gereğini yapmalıdır. Onların üstüne düşen sağlık çalışanlarının taleplerini karşılamaktır. Bu işi de döner sermayeden başlanmalı, sıfır döner sermaye garabetine bir son verilmelidir.

SALGIN DÖNEMİNİN ASKERLERİ SAĞLIK ÇALIŞANLARI

Tavandan ek ödeme yapılırken, üniversitelerin tıp fakültesi hastaneleri bu sisteme dahil edilmiştir. Üniversitelerde sadece tıp fakültesi hastaneleri yoktur. Diş hekimliği fakültelerimizde de vatandaşımıza hizmet verilmektedir. Ama ne yazık ki burada çalışan hekim ve sağlık personeli arkadaşlar tavandan ek ödeme döneminde dahi, tavandan ek ödeme alamamışlardır. Burada çalışan personellerin de mağduriyetlerinin giderilmesi gerekmektedir. Aile ve Sosyal politikalar bakanlığı huzurevleri ve çocuk bakım evlerinde, çalışan personellerde (covit-19 tedbirleri gereği) 14 gün süre ile hiç işyerinden ayrılmadan çalışma sistemi ile mesailerini yapmışlardır. Bu personeller 14 gün boyunca eşlerinden ve çocuklarından ayrı kalmışlar, yaptıkları fedakarlıkların karşılığını hiçbir şekilde alamamışlardır.  Bu birimlerde çalışan personellere de seyyanen ek ödeme yapılmalıdır. “Salgın döneminin askerleri sağlık çalışanları” gerçeği göz önüne alınarak, gerekli ücret artışları ve çalışma şartlarında acilen düzenleme yapılmalıdır.  İleriki günlerde ortaya çıkabilecek olumsuz durumları çabucak bertaraf edebilmemiz için çalışanların moral ve motivasyonları üst seviyeye çıkartılmalıdır. Hep birlikte salgın ile savaşı kısa sürede kazanmak ümidiyle, tüm sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımıza kolaylıklar diliyorum. Allah hepimizin yardımcısı olsun.

PAYLAŞ