Eğitim Sen Kütahya Şube Başkanı Hilal Gökbel, Madımak Katliamı’nın 33. yılında yazılı bir açıklama yaptı.
“KATLİAM GÖZ GÖRE GÖRE GELDİ”
2 Temmuz 1993’te Sivas’ta 33 aydın ve 2 otel emekçisinin diri diri yakılmasının münferit bir olay olmadığını belirten KESK Dönem Sözcüsü Hilal Gökbel, sürecin derin devlet operasyonu olduğunu savundu. Katliam öncesi dağıtılan bildirilere ve hedef gösteren manşetlere dikkat çeken Gökbel, “Bir kentin merkezinde, 15 dakikada tüm güvenlik güçlerini bölgeye aktararak bu toplu cinayeti önleyebilecekken, saatlerce pasif biçimde beklemeyi tercih ettiler. Devlet, Madımak’ta aydınların yakılmasını izledi” dedi.
“LAİKLİK VE BİRLİKTE YAŞAMA UMUDU YAKILDI”
Madımak’ta sadece insanların değil; düşünce özgürlüğü, laiklik ve eşit yurttaşlık ideallerinin de hedef alındığını ifade eden Gökbel, mevcut siyasi iktidarın politikalarını eleştirdi. Kamu alanının cemaat ve tarikatlar eliyle dini referanslara göre yeniden dizayn edildiğini ileri süren Gökbel, bu durumun toplumsal dokuyu, kadın haklarını ve seküler eğitimi doğrudan baltaladığını belirtti. “Bu uygulamalar, Sivas Katliamı’nın zihinsel zeminini oluşturan tekçi ve otoriter anlayışın günümüzdeki yansımalarıdır.”
“SANIK AVUKATLARI ÖDÜLLENDİRİLDİ”
Aradan geçen onlarca yıla rağmen gerçek faillerin yargılanmadığını, firari sanıkların ise etkin şekilde aranmadığını dile getiren Gökbel, cezasızlık zeminine şu sözlerle tepki gösterdi: “Adresleri bilinen failler korunarak kamu görevlerinde çalışmaları, evlenmeleri görmezden gelindi. Üstelik katliam sanıklarının avukatlarının AKP tarafından milletvekili, belediye başkanı, bakan ve hatta Anayasa Mahkemesi üyesi yapılması, yalnızca adaletsizliği değil, aynı zamanda ideolojik ortaklığı da açıkça ortaya koymaktadır.”
“MADIMAK OTELİ ‘UTANÇ MÜZESİ’ OLACAK”
Sivas ve 10 Ekim gibi katliamların muhalif kimliklere karşı organize birer sindirme operasyonu olduğunu belirten Gökbel, karanlığa ve gericiliğe karşı teslim olmayacaklarını vurguladı. Mücadelenin kararlılıkla süreceğini ifade eden Gökbel, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Alışmayacağız! Alışmak yeni katliamlara davetiye çıkartmaktır, faşizmin kurumsallaşması demektir. Sivas’ın hesabı sorulana, gerçek failler yargılanana ve Madımak Oteli bir ‘Utanç Müzesi’ne dönüştürülene kadar bu ülkenin vicdanı olarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Yaşamını yitiren canları saygıyla anıyoruz.”