Her beş yılda bir olduğu gibi 31 Mart’ta yapılacak olan Mahalli İdareler Seçimlerine de bu günü saymazsak 19 gün kaldı.
Her üst makamda oturanların etrafında oluşan …tayfasını bu seçimlerde fazlasıyla Belediye Başkan adaylarının ve teşkilatların etrafında gözlemlemek zorunda kaldığımı üzülerek ifade etmek istiyorum. Buna meslektaşlarım da dahil.
Her tarafı oynayan, oradan oraya gezen, kendisine sorsan hiçbir menfaat beklemeyen tayfalar yüzünden hizmet etmeye talip olan adaylar kendi gerçekleri ile yüzleşemediklerini düşünüyorum. Elbette bu günler 20. gün sonuçlanacak.
Kazananlar mutlu, kazanamayanlar ise harcadıkları para ile yorgunluk atmak için bir müddet izdivaca çekilecekler.
Bunu her üst düzey yönetici yapabilir ama benim kazanan Belediye Başkanından acizane bir isteğim yada bir tavsiyem olacak. Akıl vermek haddimize değil. Nezaketsizlik de yapmamak adına seçilen kişi nasıl algılamak isterse öyle algılasın.
Devlet kademelerinde hemen hemen her ünvana uygun bir kadro vardır. Yoksa da açılır ve o alanda istihdam sağlanır. Bu kadroların arasına birde eleştirmen kadrosunun açılmasını tavsiye ederim. Padişahlık döneminde bana göre bunun adı “Soytarılık” olarak değerlendirile de bilinir. Ben soytarılık üzerine yorum yapmak istemiyorum. Bunun farklı alanlara çekilebileceğini düşündüğümden konudan uzak kalmayı tercih ediyorum.
Fakat “eleştirmen” ler genelde sanatsal alanlarda iş imkanı bulsa da siyasilerin yanında bulundurdukları “eleştirmen” ler onların açıklarını yansıtacak, eğriye eğri, doğruya doğru diyebilecek bir yetkiye sahip olmalı.
Böylelikle “Sen çok yaşa Padişahım” düsturundan da uzak kalınmış olur diye düşünüyorum. Günümüzde bu işi danışmanlar yapıyor görünse de, tam anlamıyla bu işi yapmadıklarını gözlemliyorum.
Ben kısaca hatırlatayım. Belki aday seçildiğinde bu konuyu açar ve üzerinde bir çalışma yapabilir.
MASRAFLAR AĞIR
Bu seçimlerde adayların çalışmalarına bakıyor ve harcanan paralara üzülüyorum. Seçilmek uğruna ne konserler kaldı verilmedik, ne de youtuberlar kaldı ilimize getirilmedik, ne tır kaldı süslenmedik, Karedeniz misali balık bile dağıttık.
Neyin çabası anlamış değilim. Hizmet etmek arzusu ile mi bütün bu zahmet, yoksa kazandıktan sonra nede olsa çıkartırız düşüncesi mi? tam anlayamıyorum. Anlatmak isteyeni de saygı ile dinlerim.
Bu ekonomik krizde bunların yapılmasını anlayamıyorum. Bu kaynakların harcanması sadece kendini tanıtmak olmasa gerek. Birde lidere verilen sözü unutmamak lazım. Her aday hem il ile birlikte 12 ilçeyi alacaklarını ifade ederken bile paylaşma ruhundan uzak cümleler kurmaya devam ediyorlar.
Şunu unutmamak gerek. Artık seçmen eski seçmen değil. Teknoloji denilen bir unsur var. Yapılan hiçbir şey saklı kalmıyor. Atalarımız ne demiş. İyilikte kötülükte 3 yer 3 gün gök saklar 7. gün ortaya çıkar.
Tutulamayacak, yapılamayacak söz verildiğinde mutlaka günü geldiğinde söylenenin karşısına çıkıyor. Yüz yüze söylemeye cesareti olmayanlar ise fek hesaplardan paylaşıyor. Yine teknoloji devreye giriyor. En önemlisi bizim dışımızda fısıltı gazetesi diye bir unsur var.
Unutmayalım, kalın sağlıcakla.