KORKMA! OPORTÜNİST OLMA! OLGUNLAŞ Kİ İŞİN TAMAM OLSUN

Biz hep korkutulduk. Çocukken Allah korkusu ile büyütüldük. “Allah çarpar, Allah taş eder, Allah yakar, Allah maymun eder, Allah rezil rüsva eder. Allah gökten başına yıldırım atar, Allah fakir eder, Allah öldürür, Allah kahreder. Allah belanı verir, Allah cezanı verir, Allah kör eder, sağır eder, Allah hor-hakir yapar…” Hep böyle sözlerle büyütüldük.

Beyinlerimize korku verilerek, hakikatleri düşünmekten uzaklaştırıldık. Korkularla, karamsarlıklarla, umutsuzluklarla, büyütüldük. Ahiret korkusuyla, cehennem korkusuyla, zebani korkusuyla büyütüldük. Korku, beynin çalışmasını engelleyen bir duygudur. Korku; düşünmemizi, anlamamızı, şahit olmamızı, engelleyen bir duygudur.
Çocukken hep korkularla büyütüldük. Cin korkusu, şeytan korkusu, hortlak korkusu, görünmeyen varlıklar korkusu, musallatlar korkusu ile büyütüldük. Hep ufacık beyinlerimize Allah korkusu işlendi.

Anladık ki korku, hakikatleri anlamaya engel oluyormuş ve anladık ki hakikatlere ulaşanlara korku yokmuş.

Oysa bizim İstiklâl Marşımız “Korkma” diye başlar. Korkmamak birinci kuraldır. Dedik ya korkan beyin düşünemez, üretemez, gelişemez Yaratıcının istediği olgunluğa erişemez.

Korku, insanoğlunun en baskın duygularından biridir ve tarih boyunca pek çok ünlü isim tarafından korku üzerine tespitler yapılmıştır. Bunların içinde en sevdiğim tespit Napolyon Bonopart tarafından yapılmıştır.

"İnsanları harekete geçirmek için iki manivela vardır. Menfaat ve korku."

Uzun bir yazıyı sadece iki cümle ile özetlemiştir Napolyon ve günümüzü harfiyen tarif etmektedir. Günümüz insanının büyük bir bölümünün, menfaatleri için yapamayacağı pek fazla bir şey yoktur. Bir bölümünün de korkuları nedeniyle yapamayacağı bir şey yoktur. Korku ve menfaat!

Oysa aydın insanlarda çıkarcılık ve korku yok denecek kadar azdır. Hatta hiç yoktur desek abartmış olmayız. Ünlü Türk düşünürü, aydın Aziz Nesin, "Korku, en beşeri duygudur. Benim iktidarlara başkaldırışımı görenlerden kimi beni korkusuz insan sandılar. Oysa ben korkarım. Bende, başkalarına yararlı olacaksa, doğru bildiğimi, inandığımı söylemek duygusu, korku duygusuna her zaman üstün gelmiştir." diyerek yukarıda anlatmak istediğimi açıklamış. Mahatma Gandi’nin "Korku işe yarayabilir ama korkaklık hiç bir işe yaramaz." tespiti de bize ışık tutan bir yaklaşım olarak bu yazıdaki yerini almalıdır diye düşünüyorum.

Korkma sevgili dostum! Sen, içinde taşıdığın büyük hazineyi fark edip, korkmamayı öğrenmelisin. Korktukça ve dahi menfaatlerin uğruna sustukça daha çok gelir gidersin! Haberin olsun…
    Sevgiyle kalın…
PAYLAŞ