Kütahya İl Sağlık Müdürlüğü’nde araştırmacı olarak görev yapan Nurullah Özdemir’in çocukluktan beridir okuduğu kitapları hayatı anlama çabası olurken, kitap yazması ise sesinin duyulmasının en büyük paydaşı oldu.
O kitapları, kitaplar da onu bırakmadı
1962 Simav doğumlu olan Özdemir’in kitap okuma alışkanlığı ilkokul yıllarına dayanırken, ona ışık tutan olay ise İlkokul öğretmeni Fethiye Işık’ın derslerde kitap okuması ve zaman zaman da onlara kitapları okutması olmuş. Eğitim hayatının dışındaki vakitlere çobanlık yaparken de kitaplarından vazgeçmeyen Özdemir, “Bizim 10-15 tane keçi- koyun karışık davarımız vardı. Okul dışında ben genelde bunları gütmeye giderdim. Yanıma da mutlaka bir-iki kitap alırdım. Evimizin kapanmış bir penceresi vardı, ben burayı raflar yerleştirerek, küçük bir kitaplık haline getirdim. 1977 yılında parasız yatılı olarak Kayseri’ye gittim. “Doğuş Edebiyat” dergisinin sahibi Hamdi Yılmaz, bizim teknoloji hocamızdı. Benim ilkyazım “Doğuş Edebiyat” ta çıkmıştı. Kayseri’de bazen inşaatlara çalışmaya giderdim. Böyle çalıştığım bir günde yevmiyemi aldıktan sonra hemen, Prof. Dr. Osman Turan Hocanın “Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi Tarihi” kitabını aldığımı hiç unutmuyorum. 1981 yılında Teknik Liseyi bitirdiğimde kitaplığımda kitap sayısı 500’ü bulmuştu” dedi.
“En güzel yıllarım kütüphanede geçti”
Kayseri’deki eğitim hayatından sonra rotasını tekrardan Kütahya’ya çeviren Nurullah Özdemir, “1981 yılında Kütahya İdari Bilimlere okumaya geldim. Kütahya’da da kitap almaya devam ettim. 1995 yılında Dumlupınar Üniversitesine naklen geçtim. Üniversitede yedi yıl çalıştım. Bu yedi yılın 6,5 yılı Üniversite Merkez Kütüphanesinde geçti. Kütüphane, benim arayıp da bulamadığım bir yerdi. Kitaplar ve dergiler içinde çalışma hayatımın en güzel yıllarını geçirdim. Bu dönemde; Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisinde, MPM’nin Kalkınmada Anahtar Verimlilik Dergisinde, Türk Dünyası Tarih Dergisinde, TSE Standart Dergisinde, Orkun Dergisinde, Yeni Düşünce ve Ortadoğu Gazetelerinde makalelerim yayımlandı. Mahalli ve ulusal basında yazılarım çıktı” diye konuştu.
Yaşadığı şehre vefa borcunu yol arkadaşıyla ödedi
Kitap okuma sevdasının kitap yazma sevdasına yerini bırakması sürecine değinen Araştırmacı Nurullah Özdemir, “2002 yılında Kütahya İl Sağlık Müdürlüğüne naklen atandım. Burada da okuma ve yazma sürecim devam etti. 2018 yılına gelindiğinde, bende kitap çıkarma isteği depreşti. Derler ki; bin oku, bir yaz. Kafamda kitap yazmaya karar verdim. Önce yaşadığım şehre borcumu ödeyeyim dedim. Daha önce gazete ve dergilere yazdığım Kütahya ile ilgili yazılarımı topladım, onları tekrar gözden geçirdim. 2018 yılının Kasım ayında Kütahya üçlemesi olarak düşündüğüm kitapların ilki olan “Kadim Şehir Kütahya”yı çıkardım. Üçlemenin ikincisi olan “Minareyi Kaybetmemek, Kütahya’dan Fıkra, Hikâye ve Hatıralar”ı 2022 yılının Kasım ayında yayınlandı. Üçüncü kitabım için çalışmalarım devam etmektedir” ifadelerini kullandı.
Kitaplarını Kütahya’ya adadı
Yayımlanmış olan kitapları hakkında bilgi veren Araştırmacı Özdemir, “2018 yılında yayınladığım “Kadim Şehir Kütahya” kitabımda; “Mekânlar” bölümünde, Kütahya’da herkesin her gün karşılaştığı, daha çok tarihi mekânları hem tarihi hem de şehir kültürü açısından ele aldım. Karadonlu, Kazancılar Sokağı, Taş Vakfiye, Ulucami, Hıdırlık, Çeşmeler ve Hisar anlattığım mekânların başlıcaları. 2022 yılında yayımlamış olduğum “Minareyi Kaybetmemek- Kütahya’dan Fıkra, Hikâye ve Hatıralar” Kütahya ile ilgili olarak duyduğum, gördüğüm olaylarla ilgili fıkra, hikâye ve hatıralardan oluşmaktadır” dedi.
Beş bine yakın kitabı bulunuyor
Araştırmacı Nurullah Özdemir’in aktardığı bilgiye göre kütüphanesindeki kitap sayısı beş bine yaklaşmış. https://www.kutahyaninsesi.com/ haber sitesinde yer alan habere göre Gençliğinde her türlü kitabı alan Özdemir, yaşın ilerlemesiyle anı ve hatıra kitaplarına daha çok yöneldiğini belirtti. Türk ve Dünya klasiklerinin çoğunun bulunduğu kütüphanede Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Falih Rıfkı Atay, Refik Halit Karay, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Peyami Safa, Şevket Süreyya Aydemir, Tarık Buğra, Seyit Ahmet Arvasi, Cemil Meriç, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Osman Turan Hoca’nın bütün eserleri mevcut.
Özel yeri olan eserlerde bulunuyor
Kütüphanede Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ise 150’ye yakın eserle en özel yeri alıyor. Özel ilgi alanının millet, Türk Milliyetçiliği ve Türkçülük olduğunu belirten Araştırmacı Özdemir genel olarak, Türk ve Dünya klasikler, Türk tarihi, Türk kültürü, Türk Sanatı, Türk ve Dünya Medeniyeti, Türk Mitolojisi, Türk Folkloru, anılar, seyahatnameler vb. kitaplar bulunduruyor.
“Geleceğe mirasım en anlamlısı olsun”
Gelecekteki planlarından bahseden Araştırmacı Nurullah Özdemir, “Benim gibi kitap sayısı binleri aşan kişilerin en büyük problemi, kitapların rahat edeceği bir mekâna ihtiyaç duymaktır. Ben, çevremdeki arkadaşlarımın veya çocuklarının aradığı bir kaynak bende varsa yardımcı olmaya çalışıyorum. İleride kütüphanemle ilgili birçok düşüncem var. Çocuklarım isterse, onlara bırakırım. Şu anda Kütahya üçlemesi olarak düşündüğüm serinin son kitabı üzerinde çalışıyorum. Filozoflardan hayatla ilgili anekdotlar topladım, onları harmanlayıp kendi bakış açımla “Hayata Filozofça Bakmak” adıyla da bir kitap düşünüyorum” diye konuştu.
Basılı ve dijital abonelikleriniz için: 0.274.333 43 36’yı arayabilir, [email protected] adresine mail atabilirsiniz.