Kütahya’dan yolu geçen her bireyin lezzetini duyurması sebebiyle muhakkak uğradığı noktalardan birisi olan ve “Dikkat! Bu fırında taze simit satılmaz” sloganı ile tanınan Benli Fırını işletmesinin lezzet yolculuğuna İşletme Yetkilisi Emre Emrah Yeşil https://www.kutahyaninsesi.com/ haber sitesine ışık tuttu.
İsimde “vefa” yatıyor
İsimlerinin neden Yeşil değil de Benli olduğunu ise babası Mehmet Yeşil’in egoist tavırda biri olmadığını ve halk adamı olmasının bunda büyük etkisinin olduğunu vurgulayan Simitlerin Efendisi olarak bilinen Benli Fırını İşletme Yetkilisi Emre Emrah Yeşil, fırının olduğu apartmanın adının zaten Benli olduğunu ayrıca devralınan dönemde de aynı yerde fırının olduğunu ifade ederek bunun isminin aynı olmasının vefa göstergesi olduğunu belirtti.
Sektöre giriş hikâyelerini aktardı
Babası Mehmet Yeşil’in bu sektöre nasıl atıldığına değinen İşletme Yetkilisi Emre Emrah Yeşil, “Babam Mehmet Yeşil 1964 yılında memleketimiz olan Altıntaş’ın Beşkarış köyünden Kütahya’ya göçmüş ve burada 5 yıl kadar çıraklık ve kalfalık yaptıktan sonra 1969 yılında eskilerin aslanlı çeşme olarak bildiği Kobak Caddesinin orada bir fırın almış. Uzun yıllar sadece Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığına kantini ile iş yapmış. Oradaki fırının ebattı küçük geldiğinden dolayı 1979 yılında Benli Fırınına gelmişler. Burada da yine aynı şekilde hiç tezgâhtarlık yapmayarak Tugay Komutanlığı ve seyyar arabalara ürün vermişlerdir. Cumhuriyet Caddesi’nin daha işlevsel olması ve araç trafiğinin yoğun olması sebebiyle o günden beridir burada aralıksız olarak faaliyet yürütüyoruz” dedi.
“Ürünü hakkıyla satamadığımız için hak edileni de veremiyoruz”
Mesleğin zorluklarına da değinene Benli Fırını İşletmesi Yetkilisi Yeşil, “Ben bu mesleği yapan 3. Kuşağıyım. Babam başladıktan sonra hiç erkek kardeşi olmaması hasebiyle bu işi 2001 yılında vefat eden dayımla yürüttü. Dayımın vefatı sonrasında abim devraldı. Abim rahatsızlanınca da işlerin başına ben geçtim. Niyetim ise çocuğumun bu işi yapmamasıdır çünkü bizim meslek vefasızdır. Büyük eleman sıkıntıları yaşıyoruz çünkü kimse çocuğum fırıncı olsun diye yönlendirmiyor. Ben çocukken Mart veya Nisan aylarında çocuklarını bize çırak olarak rezervasyon yaparlardı ama şimdi zorla çırak alıyoruz. Samimiyetle söylüyorum bulduğumuz insan direkt olarak parayı soruyor. Bu da tabii ki bizi üzüyor çünkü parayı öyle ya da böyle veririz ama istediğimiz işi öğrenmesidir. Bizim mesleğimiz gelecek yıllarda zaten tamamıyla makineleşerek el emeğini neredeyse sıfıra indirgeyecek. İnsanlara birincisi hak ettiklerini ürünü hakkıyla satamadığımız için veremiyoruz ama işimizi iyi yaptığımız içinde müşteri sıkıntısı çekmiyoruz. Bu müşteri portföyünü de malzeme ve personel kalitesiyle birlikte hijyene borçluyuz. Başarımızın bir diğer payı ise ürünlerimizin hepsinin kalitesi tek tek incelenir ve öyle tezgâhta yer alır” ifadelerini kullandı.
Basılı ve dijital abonelikleriniz için: 0.274.333 43 36’yı arayabilir, [email protected] adresine mail atabilirsiniz.