DEĞİŞTİREMEDİĞİMİZİ ELEŞTİRMİYORUZ

Bazı arkadaşlar benim için “Son söyleyeceğini ilk söylüyor” diyorlarmış.

Evet! Son söyleyeceğimi ilk söylerim.

Bunun benim açımdan dezavantajları olsa da karakterim ve kişiliğim bunu gerektiriyor. Yani içten pazarlık, kişisel hesaplar; dün, bugün ve yarın farklı karakterlerde olmak bana uygun değil.

Herkesten böyle olmasını beklemek ne kadar doğru olur bilmiyorum ama ben herkesin bu doğrultuda yaşamını idame ettirmesinden yanayım.

Kişilerin siyasete göre ya da oturacakları koltuğa göre şekil almalarını kesinlikle kabul edemesem de bunu değiştiremiyoruz.

Ben de “Değiştiremediğini eleştirme” düsturu ile hareket ederek etrafımda gördüğüm bu tarz insanları artık eleştirmiyorum.

Vardır onların da bildiği bir şey demekle yetiniyorum.

Yalnız günü kurtarırsınız, yeri ve zamanı geldiğinde söylemleriniz ve karakteriniz ile eleştirilirseniz bunu da kaldıracak durumunuz ve gücünüz olsun arzularım…

DEDİKODU HAD SAFHADA

Nedendir bilmem ama Kütahya’da dedikodu bir türlü son bulmuyor. Özellikle makam mevki sahibi kişiler hakkında yapılan dedikodular yapıldığı sürece hizmetin kalitesi de düşüyor.

Yapılan dedikodular, söylemler sürekli motivasyonu bozucu ve olumsuzluk içerdiği için kişiler bunlarla uğraşırken asıl motive olması gereken işlere motive olamadığını düşünüyorum.

“Kimin ne dedikodusu yapılıyor, onu yazmayacak mısın?” dediğinizi duyar gibiyim ama inanın siz, biz gazetecilerden daha fazla dedikoduyu duyan insanlardansınız. Bizde bunun adı kulis bilgisidir, bunlar da olması muhtemel konulardır.

GÜRAL’IN KARŞISINA GÜRAL OLMAZ

En son ramazan ayında iş insanı Nafi Bey’in iftarda misafirlerine verdiği mektuptan sonra iş insanları arasında Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri konuşulmaya başlandı.

Elbette herkes bir şeyler söylüyor. Kendine göre kulis ve değerlendirme yapıyor.

Ben bunların hiçbirisine girmek istemiyorum. Bence Güral’ın karşısına bir Güral çıkmaz.

Oda yönetimine talip olacakların da birçoğunun taraf olmamak adına geriye çekileceğini düşünüyorum. Onlar çekilmese de Yönetim Kurulu Başkanlığına aday olacak ismin taze kanlarla, yeni yüzlerle sahaya çıkması gerektiği kanısındayım.

Bu arada birçok isim Esin Hanım’ın çalışmalarını beğendiğini ifade ederken Nafi Bey’in bu konuda çalışma değil, sadece çıkacak adaya destek olabileceğini düşünüyor.

Bana göre Güral ailesinin Kütahya’ya katkıları kesinlikle yadsınamaz. Bazı ailevi sıkıntılar yaşansa da sonuçta kan bağı ağır basacaktır.

Amcanın amcalığını, yeğenin de yeğenliğini yapacağını düşünüyorum.

Aksi halde hem iş insanları taraf olarak sıkıntı yaşayacak hem de Kütahya hizmet alma noktasında sorun yaşayacak.

Çünkü kaybeden Kütahya’ya hizmeti kesecektir. Bence güç birliği Kütahya’ya daha faydalı olacaktır.

Acizane düşüncelerim…

İL GENEL MECLİS ÜYELERİ

İl Genel Meclis ve Belediye Meclis üyeleri seçilmiş insanlardır. Seçildikleri il ve ilçelerde genel ve yerel idarecilerle istişare hâlinde en iyi hizmeti getirmek için mücadele ederler.

Atanmış olmadıkları için atanan kişilerin istişare etmeleri şarttır.

Fakat atanan kişilerin genelde görev süreleri 3 yılı aşmadığı için asıl işin takibi seçilenlere düşer.

Altıntaş ilçesinde de bu böyle. Aldığım duyumlara göre İl Genel Meclis üyeleri ile Kaymakam Hanım arasında soğuk rüzgârların estiğini duydum.

Sebep nedir bilmem ama ilçenin geleceği açısından bir an önce sulh olunmalıdır.

Devlet şefkatini, siyasetçi de hizmet aşkını ön planda tutmalı.

Böyle devam etmesi sorunu büyütür, önce ilçe başkanlarına sonra ise il başkanlarına sirayet eder. Bu da ilçeye zarar verir.

Benden söylemesi.

PAYLAŞ