Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Dönem Sözcüsü ve Eğitim-Sen Şube Başkanı Hilal Gökbel, 1 Aralık gecesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen, üst düzey yöneticilere ve kariyer personel maaşlarına ortalama 30.000 TL seyyanen artış getiren önergeye sert tepki gösterdi.
“ZAM, İKTİDARLA UYUMLU KADROLARI ÖDÜLLENDİRME ARACI”
Başkan Gökbel, yapılan bu düzenlemenin esasen 23 yıldır ülkeyi yöneten iktidarla “tam uyum içinde olan” bürokrat kadroları ödüllendirmeyi ve motivasyonlarını artırmayı hedeflediğini öne sürdü. Bu zamma örnek olarak; SGK, TÜİK, AFAD ve Diyanet başkanları ile valiler gibi isimlerin gösterilmesi, maaş artışıyla ödüllendirilen kesimin niteliği konusundaki eleştirilerin merkezine oturdu.
“EMEKLİ VE EMEKÇİ CEZALANDIRILIYOR”
Önerge ile yönetici kadrolar ödüllendirilirken, 4 milyon kamu emekçisinin ve 2,5 milyon kamu emeklisinin cezalandırıldığı vurgulandı. Açıklamada, ortalama kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının yarısına, emekli maaşlarının ise açlık sınırının altına düştüğü belirtildi. Dönem Sözcüsü Gökbel, maaşların yüksek enflasyon karşısında hızla eridiğini ve bu karanlık tablonun Hükümet-Hakem Kurulu ve yandaş konfederasyonların danışıklı dövüşünün eseri olduğunu ifade etti.
KESK’TEN TALEPLER: ADALET İÇİN TEK YOL GERÇEK SÖZLEŞME
Hilal Gökbel, bu adaletsizliğe son vermek için net taleplerini ortaya koydu. Sendika; brüt 18.682 TL seyyanen ödemenin taban aylığa ve emekli aylıklarına yansıtılmasını, en düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını istiyor. Ek olarak, tüm ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması, konut sahibi olmayanlara Kira Desteği ve tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge verilmesi talep ediliyor. Güvencesiz istihdama son verilmesi ve Gelir Vergisi 1. diliminin %10’a düşürülmesi de KESK’in diğer talepleri arasında. KESK, tüm bu hakların ancak grev hakkını içeren, gerçek bir toplu sözleşme sistemi ile mümkün olacağını belirterek, tüm kamu emekçilerini omuz omuza mücadeleye davet etti.