Seçimlerin ardından 6 gün geçti.
Seçilenler ile seçilemeyenler hem kendileri hemde partileri tarafından mutlaka bir analiz çalışması yapmıştır.
Fakat Kütahya’da İYİ Parti neden oy oranını aynı kaldı, aday’a rağmen artış sağlamadı bunu bir analiz etmek gerekir diye düşünüyorum.
Bana göre süreç İYİ Partinin kongre kararı almasından itibaren başladı ve fotoğrafı buradan okumak gerektiği kanaatindeyim.
Kongre sonunda gelen yönetim kurucu üye Nihat Kula’nın ekibi olarak lanse edildi ve bu seçmen tarafında olumsuz bir algı yarattı. Kendisi çok iyi bir teşkilatçı olmasına rağmen halkta karşılığına bakıldı.
Benim hiç kimsenin kişiselliği ile işim olmaz benide ilgilendirmez. Herkese saygı duyarım.
Tabi siyaset bu şekilde oluşunca karşı bir blok oluştu ve aday adayları açıklanınca Nihat Kula 1. Sıra olur düşüncesi haiz oldu.
Yönetimin içinde ise böyle olmayacağı düşünceside vardı.
Genel Merkez tarafından adaylar açıklanınca yönetim beklemediği bir sonuçla karşı karşıya kaldı ve 1. sırada yer alan Prof. Dr. Orhan Özatik’i tam 3 gün hayırlı olsun diye aramadı bile..
Hatta beklenmeyen liste oluştuğu için tanıtım toplantısını bile ertelediler.
Prof. Dr. Seydi Karakuş ile Erol Ertük’te bu listede beklenmiyordu. Yani kutuplaşma adayların kesinleşmesi ile devam etti diye bilirim. Aynı gece istifayı bile düşünen partililerin bazıları diğerlerini caydırarak bu fikirlerinden vazgeçirdikleri bana gelen bilgiler arasında.
Seçmen İYİ Partide bir milletvekilini garanti görürken şimdi gelelim neden olmadı ya ve partililerin hayal kırıklılığına.
Siyasetin içinde yer almayan bir akademisyen sahada tam anlamıyla nasıl bir yol çizeceğini bilemez. Buna rağmen kendi ve beraberindekilerle birlikte mücadele etmeye çalıştı ve her zaman sevgi dilini kullandı.
Bu açığını teşkilatın kapatması gerekirken sadece il başkanı ve beraberinde birkaç kişi ile bu iş olmazdı. Kendi egoları nedeniyle bunu yapmadıklarını düşünüyorum. Ekonomi bir tarafa sahada asıl siyasetçiler yoktu.
Mutfakta tam anlamıyla bir çalışma yapamadılar.
İl Başkanı Nurhan Sunel ise tek başına bu mücadeleyi veremedi, yani yetersiz kaldı.
Kütahya’da sevilen ve sayılan birkaç isim Prof. Dr. Orhan Özatik’e destek verirken teşkilat tam anlamıyla bu desteği sağlamadı.
Şimdi ne yapacaklar? 28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra mutlaka bütün parti genel merkezlerinde olduğu gibi İYİ Parti bir analiz yaparak hatalarını ve seçmene karşı olan sorumluluklarını yerine getirmek isteyecektir.
Bu süreçte de il teşkilatlarında mutlaka bir değişim rüzgarı esecektir diye düşünüyorum. Fakat yöneticiler delege seçimi ile olduğu sürece istenen başarının elde edilemeyeceğini düşünenlerdenim.
Tabi bu yazdıklarımı İYİ Partililer kabullenmekte zorlanacak ve hatta bana kızacaklar, bunların böyle olmadığını ifade edecekler ve beni taraf olmakla suçlayacaklardır. Bunu yapmaları hiçbir şeyi ifade etmez. Önce kendilerini analiz edip nerede yanlış yaptık demeleri gerekir.
Ben Ali Soycan’ın il başkanı olduğunda İYİ Parti bu konjektörde içlerinde en iyi il başkanını belirlediğini de ifade etmiştim. O zamanda bana kızmışlardı. Bugünde aynısını yapacaklar ama nafile. Çünkü sonuç değişmeyecek.
Kim nerede olursa olsun. Kim hangi görevi yaparsa yapsın. Benim tek derdim ve isteğim var “KÜTAHYA” Ben Kütahyalıyım, burada çalışıyor ve rızkımı buradan kazanıyorum, benim evlatlarım burada okuyor, benim naaşım Allah nasip ederse buraya defnedilecek. O nedenle “KÜTAHYA’YA” hizmet benim için ön planda. Kütahyalıların Kütahya’ya hizmet etmekte daha fazla mücadele etmesi gerektiğini düşünenlerdenim.