William Shakespeare’ın en iyi oyunu olan ve üzerine binlerce kitap yazılan Hamlet… İşte burada geçer; “Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu…”
William Shakespeare Hamlet isimli eserinde “olmak ya da olmamak” derken belki çok farklı bir şeyden bahsediyordur ama benim söyleyeceklerim insan olabilmek üzerine.
“Ne yani, iki bacağı, iki kolu, iki gözü, iki kulağı, ağzı, burnu, dili olan, konuşan derdini anlatan herkes insan değil mi” diye soracak olabilirsiniz. Bunu cevaplamaya çalışacağım.
Kolay değildir insan olmak, evrene karşı sorumlusunuzdur. Bütün insanlığa, doğaya, canlı türlerinin tümüne karşı saygı ve sevgi duymak, omuzlarınıza yükleyen ağır bir sorumluluktur. Yaşadığımız çağ, insan olmanın da insan kalmanın da her gün biraz daha zorlaştığı bir döneme denk düşüyor.
Bütün dinlerin kutsal kitapları “Öldürmeyeceksin” diye emrediyor ama en çok da temelinde din ve mezhebin yattığı savaşlarda insanlar birbirini öldürüyor. “Komşunu seveceksin” deniyor ama komşuluğun hiçbir türünü sevmiyoruz. Hatta nefret ediyoruz. Bir bakın çevrenize, dünya genelinde okumayı, öğrenmeyi, bilgilenmeyi dert edinenlerin sayısındaki eksilmeyi fark edeceksiniz.
Yeni dünya düzeninin yarattığı devasa bir iletişim ağı yerküreyi sarmalamış. Türlü yollardan beynini yıkıyor insanların. Tek tip düşünen, kendisine sunulan hiçbir veriyi irdelemeyen, sorgulamadan kabullenen bir yeni insanlık geliyor.
Artık gezegenimizde büyük edebiyat ustalarının, klasik müzik dehalarının, müzelerde tablolarının önünden ayrılamadığımız o harika ressamlar da yetişmiyor. Belli ki birileri insanının yaratıcılığını yok etmenin peşinde.
Kendinizden pay çıkarın, ne zamandır şöyle barek gözlerinizi yıldızları doya doya seyrettiniz? Seyredemezsiniz çünkü kirli hava tabakası yıldızları görmenizi engeller. İnsan kardeşlerimizin bilimi kötücül kullanarak, gıdaların DNA’sıyla oynamalarına, suyumuzu, havamızı hatta toprağımızı zehirlemelerine ne diyeceğiz? Hele de insanın insana kıyımına… Dedim ya zordur insan olmak…
Hazreti Mevlana Celalettin Rumi, günümüzde insanların muhtaç olduğu sevgi, birlik ve barışı eserlerinde en güzel şekilde dile getirmiştir. Seven ve hoş gören bu yüce kişiliğin fikirlerinin sevgi, barış ve kardeşliğe hasret olan dünyamızda yayılmasına ihtiyaç vardır.
İnsanların savaşı, çocukların kavgasına benzer. Hepsi de anlamsız ve saçmadır. Savaş kelimesinden ve hatta savaşı çağrıştırdığı için barış kelimesinden bile ürktüğünü söyleyen Hazreti Mevlana, yine insanın hem cahil, hem de elinde silahı bulunması halinde bunun bir felâket olacağını belirtir ve şöyle der:
“Delinin elinden silahı al da adalet ve barış, senden razı olsun! Fakat elinde silahı olur, aklı da bulunmazsa bağla elini; yoksa yüzlerce zarara yol açar.”
Olgun insan olmak ya da olmamak! İşte bütün mesele bu…
Sevgiyle kalın…