"GEZİ DAVASI KARARI GERÇEKLERİ ASLA DEĞİŞTİRMEZ" 22-02-2020 09:15:58

Kütahya Sivil Toplum Kuruluşları Dayanışma Platformu, KÜSİDAP) 'Gezi Parkı olayları kararı'na tepki gösterdi.
Cuma Namazı çıkışı Ulu Cami önünde toplanan platform üyeleri, kararın aslı gerçekleri değiştirmeyeceğini ifade ettiler.
Platform adına hazırlanan basın açıklamasını Diyanet Sen-Kütahya Şube Başkanı Nazif Kocaçoban okudu.
Kocaçoban, "Kahramanları hain, hainleri kahraman gösterenlere tarihin hiçbir döneminde prim vermeyen, değerlerine, istiklal ve istikbaline ölümüne bağlı yürekli insanların evlatları. Ülkemizin ağırlıklarından kurtulup gerçek gündemine dönmesi, halkının refahını artırıp demokratik ve huzurlu bir sosyal hayatın tesis edilmesi, İMF’ye borçların ödenmesi küresel aktörleri ve onların içimizdeki iş birlikçilerini rahatsız etti. 2013 yılı Mayısı’nda yerinden taşınan birkaç ağacı gerekçe gösterip Toplumsal Kaos yaratma çabasına giren iş birlikçilerin yargılandığı ve toplumun Gezi Davası diye bildiği dava ile ilgili 18 Şubat günü bir karar açıklandı. Yağmalanan, yakılan yıkılan dükkanlar, resmi araçlar, kastedilen huzur ve refah seviyesi, ölen ve yaralanan insanlar unutulmuş olacak ki verilen karar toplu bir beraat kararı. Milletin gördüğünü, bildiğini görmeyen, bilmeyen bu kararı milletin vicdanı hiçbir zaman kabul etmeyecektir. Milletimizin gözünde Gezi Olayları tıpkı askeri darbe gibi, tıpkı terör gibi alçak bir
saldırıdır. Ülkemize en güzel yıllarını kaybettiren, demokrasimize ve ekonomimize en büyük darbeyi vuran, seçilmiş hükümeti vandallıkla devirmeyi amaçlayan, terör örgütlerinin panayır alanına dönen Gezi Kalkışması milletimizin gözünde amasız, fakatsız, apaçık bir ihanettir" ifadelerini kullandı.

"ORTALIĞI YAKIP YIKMAK, TERÖR PROPAGANDASI YAPMAK ASLA MEŞRULAŞTIRILAMAZ"

Gezinin devlete karşı bir kalkışma olduğunu belirten Kocaçoban, "18 Şubat 2020 tarihinde yaşanan Gezi davası kararı, bize Gezi olaylarını bir kez daha hatırlattı. Gezi devlete ve millete karşı sivil bir kalkışma halini almıştır. Kendilerini 'Aydınlık gençler' olarak tanıtan ama ülkeyi karanlığa gömmeyi arzulayanların maşası haline gelen aldatılmış gençlerimiz eliyle milli birliğimiz, sosyal yapımız, ülkemizin büyük hedefleri, büyük yatırımları kastedilmiştir. Bu aldatılma öyle bir boyuta taşınmıştır ki son 18 yılda milyonlarca ağaç ve fidanı toprakla buluşturmuş bir yönetime yeşil düşmanı yaftası yapıştırma çabasına girilmiştir. Gezi olayları, tıpkı askeri darbeler, muhtıralar, terör örgütlerinin saldırıları, FETÖ'nün 17-25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişimleri gibi devleti, milleti hedef alan alçak bir saldırıdır. Yerinden taşınacak birkaç ağaç bahane edilerek PKK terör örgütünün oyuncağı bir kişinin çağrısı ile Taksim’de ve ülkemizin farklı illerinde vandallığa karışanlara söylüyoruz ki; bu hadisenin en küçük bir masum tarafı yoktur. Bu kalkışmanın çığırtkanları ciddi anlamda Soros türü bazı ülkeleri ayaklandırmak suretiyle oraları karıştıran tiplerdir. Bir manevra ile işte bu tipleri 18 Şubat’ta aklamaya, beraat ettirmeye kalktılar. Kim bu beraat ettirilenler. Koçların gölgesinde, Gezi Parkı'nda devrim hayalleri görenler, her yeri ateşe vererek Gezi darbesi yapmaya çalışanlar. Hepsi de aklandı. Darbe girişimi aklandı. Eğer bu yargı 17-25 Aralık'ı, 15 Temmuz'u da aklarsa bilin ki, ülke darbe yiyor demektir. 2013'te IMF'ye borcumuz bitti, her bakımdan göz kamaştırıyordu. Türkiye günler sonra sokakları karıştırdılar, yaktılar, yıktılar, yağmaladılar.Millete, devlete, ekonomiye büyük zararlar verdiler. Gezi olaylarının doğrudan maliyeti 1,4 milyar dolarken dolaylı maliyeti ise yüzlerce milyar doları bulmuştur. Dip yapmış faizler ilk defa Gezi olayları ile tırmanmaya
başlamıştır. İşsizliğin çift haneye çıkması da enflasyonun zıplaması da aynı dönemde yaşanmıştır. Birileri bu ihaneti aklamaya çalışıyor. Gezi, darbe girişimidir ve vandallıktır. Zulüm 1453 de başladı diyenler, ecdadından haberi olmayan cahil, kimliksiz ve
kişiliksiz bir güruhtur. Mesele ağaç olsaydı bu kadar yıkım, yağma ve şiddet olmazdı. Yıkımın adresi olan gezi parkı, tarihe düşülen kara bir lekedir ve verilen karar bunu milletin vicdanında değiştirmeyecektir. Ortalığı yakıp yıkmak, terör propagandası yapmak asla meşrulaştırılamaz. Sokakları yangın yerine çevirenleri, polisimize kalkan elleri, irademizi yok saymak isteyenleri, yaşanan vandalizmi unutmadık, unutmayacağız. Her şey dün gibi aklımızda. Gezi Hareketi bir darbe girişimiydi. Bu millete karşı işlenmiş bir ihanetti. Bugün Gezi ihanetine hak verenler yarın 15 Temmuz kanlı darbe girişimine de hak
vereceklerdir. Türk milleti eğilmez. Türkiye yenilmez" dedi.