TAN: BİLGİ KİRLİLİĞİ VAR 03-07-2019 08:59:00

Ak Parti Kütahya Milletvekili Ahmet Tan Kütahya Gündemine dair önemli konularda değerlendirmelerde bulundu. Milletvekili Tan yaptığı açıklamalarda Kütahya Gündemini yakından ilgilendiren “Murat Dağı, Göçmen Kampı ve şehir hastanesindeki gelişmeler” hakkında kamuoyuna bilgiler verdi.

Ak Parti Kütahya Milletvekili Ahmet Tan Kanal 43’te yayınlanan “Haftanın Manşeti” programına katılarak ilimizin öncelikli sorunları hakkında bilgiler verdi. Tan yaptığı değerlendirmelerde şu ifadelere yer verdi.

ÇED RAPORU İPTALİYLE İLGİLİ DAVAMIZI AÇTIK

Ak Parti Kütahya Milletvekili Ahmet Tan “Murat Dağ’ı üzerine gelince biz bu noktada hassasiyetimiz oluşuyor. Şunu baştan söyleyeyim biz o bölgede hem Gediz Belediyesi olarak hem de dağın öbür tarafında yaşayan Uşak Belediyesi olarak ve en yakın köy olan Karaağaç olarak bu yürütmeyi durdurma ve ÇED raporu iptaliyle ilgili davamızı açtık. Bu mahkeme süreci hukuken şu anda işliyor. Biz 2016 yılından beri de buna muhalif olduğumuzu yani, buradaki bir takım bizim değerlerimizi yok etmeyle ilgili karşı karşıya geleceğimiz durumdan endişe ettiğimiz durumu ilgili yerlerle görüştük. Tabi ki bir hukuk devletimiz var. Birtakım çalışmalar kendilerine sunulan yönetmelikler, mevzuatlar gereği çalışan bir devlet yanımız var. O ÇED raporunu nihayetinde bir şekilde bu firma aldı. Yani bugün Açık Ocak İşletmesi şeklinde olacak. Taş ocağı ruhsatıyla açık işletme anlamındaki altın madeni veya gümüş madeniyle alakalı olan şey ruhsat tipi, aynı tip değişiklik yapılacak bir şeyi yok. Sadece cevherin özünün çıkarılması noktasında ayrıcalık var. Altın madeninde orada bizim hassasiyetimiz tabi ki devreye giriyor. Ama normal denetim prosedürü içerisinde açık alan dolayısıyla buradaki hassasiyet hem çevre anlamında hem siyanür kullanılması anlamında ayrışmasındaki hassasiyetten dolayı kaynaklanıyor.”

BURADA ÇOK FAZLA BİLGİ KİRLİLİĞİ DE VAR

“Yani bugün siyanürün etkili, yetkili diye tabir ettiğimiz insanların dahi derelere, çaylara, göllere, araziye siyanürün salınacağına dair birtakım ifadeler duyuyoruz. Böyle bir şey yok. Bu kapalı devre çalışan bir sistem. Bu süreçte benimde araştırdığım çerçevede havuzlarda toplanıyor, tekrar kullanılıyor, bir daha havuzlara geliyor dolayısıyla dışarıya salınma gibi bir şey yok bunların emniyet tedbirleri olabilecek farklı havuzlar meydana getiriliyor. Yani birbirinden ayrıştırmamız lazım birtakım meseleleri, onun için bunu izah ediyorum. Ama her halükârda bizim o bölgede bir turizm kayak merkezimiz var, bir, biz buranın etkilenmesini tabi ki bu anlamda istemiyoruz. İki, burada bizim hem sulama hem Uşak tarafında içme hem de termal su kaynaklarımız var. Bunlarında yarın bir gün o sahada belirli ölçülerde patlatılacak normları, kriterleri var. Ama bizim endişemiz o patlamalardan dolayı bölgedeki bu su kaynaklarına bir takım sıkıntı olur mu noktasında bir şeyimiz var. Sızma dediğimiz şey binde bir, on binde bir belki ihtimal olabilecek mahiyette yalnız bildiğim herhalde üç-beş kat yalıtımlı membranlarla o büyük havuzların oluşturuluyor. Bu konu hakkında firma bilgilendirme toplantıları yapmadı. Ben kendim firmayı tanımıyorum, bilmiyorum. Hiçbiriyle daha tokalaşmam, merhabam olmadı ama haber gönderttim arkadaşlar vasıtasıyla dedim ki “yaptığınız bu anlamda eksik kalan bir şeyler var, gelin hem Uşak bölgesinde özellikle Gediz kamuoyunda Kütahya’da yapacağınız işlemlerle alakalı bu yapmış olduğunuz yatırımın artılarını eksilerini kamuoyunda, sivil toplum kuruluşlarını nezdinde, resmî kurumlar nezdinde, halk nezdinde anlatın ki millet de bunun ne tür bir şey olduğu bilsinler.”  

ÇED RAPORUNU RUHSATINI OLUMLU ANLAMDA ALDI
“Henüz faaliyetlere başlamadı. Aramasını, rezervinin tespitini yaptı, ÇED raporunu ruhsatını olumlu anlamda aldı. Biz bu safhasında mahkemeye verdik. İptal davası açtık. Hukuki mecrada yürüyor. Tabi bundan sonraki süreçte yatırım işletme safhası gelir ama önce bir hukuki süreci tamamlamak gerekiyor bu anlamda bunu tamamlayacağız.” dedi.
OTEL YAPIMINA İLİŞKİN BİR ÇALIŞMAMIZ VAR

Ak Parti Kütahya Milletvekili Ahmet Tan “Bunları daha kamuoyuyla paylaşmadık o dönemde gelen yatırımcılarla alakalı birtakım çalışmalarımız devam ediyor. Şu anda bakanlık nezdinde birtakım izinler herhalde bir-iki ay içerisinde netleşir. Bakanlıkların olurunu aldık. Prosedürler ile alakalı birtakım çalışmalar yapılıyor. Orada bir otel yapımına ilişkin bir çalışmamız var. Bir özel sektörde çalışan bir firma böyle bir niyet içerisinde. Bungalovlar, altmış civarında Orman Bakanlığıyla beraber çalışılan bir proje var. Altmış apart ’ta tekabül ediyor. Hem kayak turizmiyle alakalı bunlar hem de, yayla turizmi anlamında işler görecek oteller ve apartlar tabi burada Murat Dağı’nın kayak merkeziyle alakalı yeni bir pist daha açılması söz konusu oldu. Pist biraz daha uzayacak şekillenecek. Önümüzdeki yıllarda oranın farklı pistlerle zenginleştirecek bir pist alanı. Dolayısıyla bahsetmiş olduğumuz otel ve bungalovla alakalı yatırım olursa çok katlı bir şey 210 odalı düşünüyorlar. Yaklaşık 500 yatak kapasitesine tekabül ediyor. Ciddi bir yatırım. Kamuoyuyla çok fazla paylaşmamıştım şu dakikaya kadar ama tabi ihaleye çıkacak Turizm Bakanlığı bu anlamda yeriyle ilişkin o süreç devam edecek ama en azından bakanlık nezdindeki bu arazilerin hem tevhitleştirme hem de arazi ayrıştırmasıyla ilişkin birtakım prosedürler var. Onlar şu anda birkaç aya kadar bitecek inşallah” dedi

YILDA 50.000 TANE GÖÇMEN YURT DIŞI YAPILIYOR

Ak Parti Kütahya Milletvekili Ahmet Tan Kütahya’da kurulumu devam eden Göçmen kampı ile alakalı şu ifadelere yer verdi. Tan “Kimisi gerçekten bilmediğinden sosyal medyada bunları paylaşabiliyor. Kimisi de kasta mahsus paylaşıyor. Esas olan bilmemek değil öğrenebilir. Bu anlamda basın açıklaması da yapmıştım ama, onun üzerine de farklı düşüncede olan arkadaşların bir takım buna ilişkin menfi yine devam ettiğini gördük. Bende açık yüreklilikle bunu buradan ifade edeyim nedir bunun problemi de biz bundan vazgeçelim? Biz bunda ikna olalım. Onların dediğini yapalım. Ama böyle bir hadise söz konusu değil. Sadece bir Milletvekilimizin “buranın maliyeti kurtarıyor mu?” ifadesi vardı. Diğer Milletvekilimizin de Suriyeliler nezdinde bir şeyin çok kabul görmediği noktasında bir düşüncesini okuduk.

BU BİR KAMP DEĞİL ASLINDA

“Bunun esas temeli sadece Suriye bağlamındaki insanlar değil! Türkiye’de yaşayan Suriyeli, Afganistanlı, Azerbaycanlı, Türkmenistanlı, Özbek insanlarımız var. Bu bir kamp değil aslında, bu teknik bir birim gönderme merkezi. Bunu şöyle izah edeyim, suça karışmış veya kaçak olarak Türkiye’de yakalanan yabancıların, göçmenlerin yakalanıp kendi ülkelerine iadesine ilişkin dönemde bir aylık yazışmaların sürdüğü bir dönem geçiyor. Şimdi biz Avrupa Birliği’ne ilişkin yasalımızı düzenledik bir hukuk temeli üzerinde yürüyor bütün işler. Şimdi bu adamı yakaladınız sabaha kadar tutacaksınız ertesi gün yaka paça sınırdan dışarı atacaksınız diye bir uluslararası hukuk yok. Onlarında bir kanunu, yönetmeliği, tebliği vs. var. Biz bu insanların yine insan olduklarını unutmadan, insani vasıflar çerçevesinde, bizim özümüze yani kendi milletimizin karakterini uygun olarak biz bu insanları tabi ki ülkemiz sınırları dışına göndereceğiz. O yüzden resmi yazışmalarla ilgili bir- bir buçuk aylık süre var bu sürede bu insanların konaklayacağı yerler lazım. Yılda takriben 50.000 tane göçmen yurt dışı yapılıyor.”

BUNLARI ŞEHRİN CADDELERİNDE GÖRMEYECEĞİZ

Ak Parti Kütahya Milletvekili Ahmet Tan “Sadece Suriyeli değil yasa dışı barınan herkes ve suça karışmış olanlarda bunun içerisinde yani onarlı iade ediyoruz. Bununla ilişkin bir birim burası. O teknik yazışmaların olduğu dönemde bunların konaklayacağı, ikamet edeceği bir yer. Bunların dışarı çıkmaları yasak, bunları şehrin caddelerinde görmeyeceğiz. Onlar orada bir ay boyunca misafirimiz olacaklar. İçeride, dışarıya çıkmadan. Ziyaretçi de kabulü yok. Biz basın açıklamamızda da ifade etmiştik o dönemde arkadaşlarla beraber. 200-250 civarı istihdama katkısı olacak, işte bu anlamda ekonomiye katkısı olacak diye bu anlamda bir artı değeri var. Burası AB destekli bir yer, Avrupa Birliği fonlarını da kullandığımız bir yer ama şu önemli, istemiyoruz tarzında siyasilerinde söylemleri var. Civar illerimizin bölgesi konumunda olan bir yer şunu çok net açık yüreklilikle soruyorum işin doğrusu şunu mukayese ediyorlar “civar illerimizde var bizde yok” şimdi bu hadiseyi biz değil de onlar almış olsa yarın bize demeyecekler mi ki “yan illerde bunlar oluyor vs.” Böyle bir ikilemin içerisindeler ama biz şehrimize bunun katkısı olacağını düşünüyoruz. Önümüzdeki süreçte belki bu anlamda halkımızda bunu görecektir ama esas benim burada söylemek istediğim şey şu, biraz önce de ifade ettim bu insanlar burada konaklayacaklar bir- bir buçuk ay civarında kalacaklar ondan sonra memleketlerine, ülkelerine gönderilecekler. Dışarıyla irtibatları olmayacak. Dışarıdan da ziyaretçisi olmayacağı için kapalı lokal tarzında olacak bir yer.” Dedi.

BURASI YAP-İŞLET MODELİYLE YAPILAN BİR ŞEHİR HASTANESİ

Ak Parti Kütahya Milletvekili Ahmet Tan Şehir hastanesi ile ilgili açıklamalarında şu ifadelere yer verdi. “Burası yapılırken devletin bir kuruşuyla yapılan bir yer değil. Bunu özellikle ifade etmek istiyorum. Burası firma ihaleyi aldıktan sonraki süreçte başlayacak, yapacak, bitirecek ve işletmesi devletle beraber yapılacak. Bu model böyle bir model. Milletvekillerinin sorumluluğu olan yere kadarki kısmı biz yaptık. Biz bu anlamda 2012-2013 yıllarından itibaren burada yerle ilgili birtakım sıkıntılar oldu ve süreç uzadı. 2015-2016 ‘dan sonraki süreçte tabi ki yeniden ihalesi yapılarak bu iş şu anda bugünkü safhaya gelmiş vaziyette ama şu anda devlet bunu kendi kasasından bir kaynakla, bir fonla yapmıyor. Bunu özel firma kendi bütçesinden yapacak.” Dedi.

FİRMA KREDİ SIKINTISI YAŞIYOR

Milletvekili Tan “Biz siyasetçilerin görevi iline istedikleri bir yatırımı, talep edileni gider Ankara ‘dan getirir. Bunun plan projesini hazırlattırır. Daha sonra planlamaya koydurur. Planlamadan sonra yatırım programına aldırır. Yatırım programından sonra ihale safhasına kadar takip eder, ihaleye çıkar artık o saatten sonra denetleme görevi hariç olmak üzere bu işin yatırım kısmıyla alakalı özellikle bu meselede, devletin kaynak aktarmayacağı bir yatırım türü hastane, bizim şu safhasından sonra yapacağımız ufak tefek katkılar olabilir ama daha fazlası bizim alanımız değil. Tabi ki bunun takibini, hızlandırmasını, bakanlıktan takibini yapmak bizim görevimiz şimdi biz onu yapıyoruz. Şimdi bu firma yetkilileri ekonomik nedenlerden dolayı kredi bulmayla ilgili bir takım zannediyorum sıkıntılar yaşıyor. Bunu çözünce yapacağım ifadesi oldu. Bununla ilgili gayret gösteriyor. Bununla ilgili bizim yapacağımız bir şey olursa biz yine açık yüreklilikle ifade ediyorum destekçisi oluruz. Ama bize de kefil olmak üzere imza attıracak kadar da değildir herhalde. İhaleye çıkarken tabi ki bir tarih var, o tarihi yakalamak zorunda. O tarihi geçerse sözleşmede yaptırımları var.”

ANKARA’DAN BU İŞİ KOPARTTIĞININ BİR ÖRNEĞİDİR
“Şunu da söylemek istiyorum, Kütahya şehir hastanesine 2013 yılında girdik. Ben bizden önceki dönemdeki Milletvekillerimizi tebrik etmek istiyorum. Şu anda Türkiye’de 8 tane şehir hastanesi faal durumda. Eğer birtakım sıkıntılar olmasaydı belki birkaç sene öncesine çekebilirdik. Projeden kaynaklı, farklı nedenlerden kaynaklı bir takım gecikme yaşadık. Onu bir tarafa koyarak söylüyorum, Türkiye’de 30 tane büyükşehir var herhalde. 8 tanesini çıkın 22 tane daha büyükşehir var ki daha yatırım yeri bile tespit edilmemiş. Kütahya’nın AK Parti siyasetinin bizden önceki Milletvekilleri arkadaşlarımızın aslında nasıl bir iş başardığını, nasıl bir işin üzerinde olduğunu, Ankara’dan bu işi koparttığının bir örneğidir bu. Bu önemli bir husus.”