HUKUKİ DAYANAĞI TARTIŞILIR, İÇE SİNMEYEN BİR KARAR 15-05-2019 08:40:37

Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimlerini İptaline İlişkin Kararına Karşı Kütahya Barosu’nun içinde bulunmadığı 49 Baronun yer aldığı ortak basın açıklaması yapılmıştı. Kütahya Baro Başkanı Av. Ahmet Atam ise şahsi düşüncesi olarak seçiminin iptaline ve yenilenmesine karar verilmesinin ardından değerlendirmede bulunarak, “Aynı zarftan çıkan dört pusuladan üçünün kabul edilip, bir tanesinin kabul edilmemesi gerçekten ilginçtir. Hukuki dayanağı tartışılır, içe sinmeyen bir karar olarak görüyorum” dedi.

Kütahya Baro Başkanı Av. Ahmet Atam, 31 Mart Mahalli İdareler seçimleri kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararı ile iptali ve yenilenmesi ile ilgili açıklama yaptı. 49 Baro tarafından yapılan ortak açıklamada ise Kütahya Barosu yer almamıştı. Atam, seçimlerin iptali ve yenilenmesine ilişkin yaptığı şahsi açıklamasında şunları kaydetti: “Seçim kurullarında kamu görevlisi olmayan kişi ya da üyelerin sandık kurulu üyesi oldukları, bu nedenle sandık kurullarının yasaya aykırı ve usulsüz oluştuğu, bu durumun seçim sonuçlarına etkisi olduğu gerekçesiyle 31.03.2019 tarihinde yapılan İstanbul Büyükşehir Başkanlığı seçimlerinin iptali ile yenilenmesine karar verildi. 298 sayılı Seçim Kanunu, sandık kurulu başkanı ve üyelerinin nasıl belirleneceğini ortaya koyarken sandık kurulu başkanı ve bir üyenin kamu görevlisi olması gerektiğini bunun mümkün olmadığı hallerde sandık kurullarının teşkilinin usule uygun olacağı kabul edilmiştir. Aynı zarftan çıkan belediye meclis üyesi, muhtar ve ilçe belediye başkanlarına ait oy pusulalarının geçerli kabul edilip, büyükşehir belediye başkanlığı seçiminin iptal edilmesi, kararın hukuki dayanağını tartışılır duruma düşürmektedir. Aynı zarftan çıkan dört pusuladan üçünün kabul edilip, bir tanesinin kabul edilmemesi gerçekten ilginçtir. Bir süre önce YSK, kanuna açıkça aykırılık teşkil eden mühürsüz zarflarla ilgili olarak vermiş olduğu kararında ‘Sandık Seçmen listelerinde yazılı herkesin oy kullanma hakkı bulunmaktadır. Anayasanın 67 ve 90/5 maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu protokolünün 3. Maddesi birlikte değerlendirildiğinde sandık kurullarının hata ve ihmali sonucu mühürlenmeyen oy zarfı ve oy pusulası ile kullandırılan oyların geçerli kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.’ diyerek seçmen iradesine üstünlük tanımış, yani; şekil ve usulden ziyade asıl amaca, iradeye önem veriyorum demiştir. 31.03.2019 tarihinde usulsüz oluşturulduğu iddia edilen sandık kurullarının seçmen iradesini ve seçim sonuçlarını ne şekilde etkilediği ise YSK’ nın kararında açıklanamamış, aynı zarf içindeki bir kısım pusula geçerli, bir kısmı ise geçersiz sayılmıştır. Hukuki dayanağı tartışılır, içe sinmeyen bir karar olarak görüyorum.”