DPÜ’DE NEVRUZ KONFERANSI 25-03-2019 09:06:43

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesinde Türk Dünyasında Nevruz konulu bir konferans düzenlendi.

Şair Şeyhî Konferans Salonunda Türkiyat Araştırmaları Topluluğu ile Kütahya Folklor Araştırma ve Uygulama Merkezinin ortaklaşa düzenlediği Türk Dünyasında Nevruz konulu konferans, Kütahya Folklor Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Erdal Aday’ın açılış konuşmasıyla başladı. Dr. Öğr. Üyesi Erdal Aday konuşmasında “Baharın gelişi, tabiatın dirilişi olarak kutlanan bu bayram; tarihsel bakımdan çok eskilere uzanan, zengin bir mitler dünyasını barındıran, mekânları farklı ama gönülleri bir Türk Dünyasında yaşamakta olan kültür birliğimizin göstergesi durumundadır. Türkiye’de Nevruz kutlamaları I. Dünya savaşı ve Milli Mücadelenin yapıldığı olağanüstü şartlarda bile devam etmiştir. Devletimizin kurucusu yüce önder Atatürk, İstiklal Savaşıyla, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ergenekon bayramının kutlanmasını teşvik etmiştir. 104. yılını kutladığımız şanlı Çanakkale Destanındaki bütünleştirici ruhun adıdır Nevruz. Hürriyet ve istiklal aşkının bayramıdır. Esareti asla kabul etmemiş olan Türklere, Ergenekon’da demirden dağları eritmeye sevk eden güç de budur. Bütün Türk toplumlarının ortak bir simgesi olan Nevruz Bayramının başta ülkemiz için, Türk dünyası için, insanlık için; neşe, sağlık, dostluk, barış, huzur getirmesini diler ve saygılarımı sunarım” dedi.

ŞİMŞEK: NEVRUZ BAHARDIR VE İNSANLIĞIN YENİDEN DOĞUŞUDUR

Konferansın konuşmacısı olarak Selçuk Üniversitesinden öğretim üyesi Dr. Hacı Ahmet Şimşek konuşmasında özetle “Türkler, doğdukları yer olan Altay Dağlarından yayıldıkları bütün dünyaya nevruz geleneği ve bütün örf-adetlerini götürmüşlerdir. Nevruz, bahardır ve insanlığın yeniden doğuşudur. Baharın gelişinin habercisi Nevruz, Türkiye genelinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Nevruz Bayramı, Türklerin (Göktürklerin) Ergenekon'dan demirden dağı eritip çıkmalarını, baharın gelişini, doğanın uyanışını temsil eder. Doğu Türkistan'dan Balkanlara kadar tüm Türk kavimleri ve toplulukları tarafından, milattan önce 8. yüzyıldan günümüze kadar her yıl 21 Mart'ta kutlanır. Türkiye'de bir gelenek, Türk Cumhuriyetlerinde ise resmî bayram olarak kutlanırken 1995 yılından itibaren Türkiye Cumhuriyeti tarafından bayram olarak kabul edilen bir gün haline gelmiştir. Yılbaşı olarak gece-gündüz eşitliğinin yaşandığı 21 Mart, Nevruz Günü olarak kutlanır. Bu güne ve yeni yılın başladığı âna ‘Yılgayak’ denir. Tarihte pek çok devlet tarafından bayram ve gelenek olarak kutlanmıştır. Bunların başında Anadolu beylikleri, Eski Mısır, İran, Safevî, Sasanî, Moğollar, Selçuklu ve Osmanlı gelir. Nevruz, bahardır ve insanlığın yeniden doğuşudur. Ayrıca nevruz Türkler, Müslüman olduktan sonra dinî motiflerle süslenmiştir. Hz. Âdem’in yeryüzüne inmesinden tutun da Hz. Ali’nin doğumuna kadarki birçok olay nevruz gününe denk getirilmeye çalışılmıştır. Bu, Türklerin İslam dini ile nasıl kaynaştığının ve içli dışlı olduğunun göstergesidir” şeklind ekonuştu. Programa Kültür ve Turizm Bakanlığı halk şairi Esat Anık şiiriyle, Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı Zeynel Sağ da türküleriyle eşlik etti. Programda Türk Dünyası öğrencilerinin hazırladıkları Dede Korkut canlandırması, şiirler, Kazak millî dansı “Kara Jorga”, Ahıska millî dansı “Lezkinka” oynandı. Kazak öğrencilerimiz dombıra ve ağız kopuzu çaldı, ayrıca şarkılar söylendi. Programın sonunda Fen Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Orhan Murat Kalfa tarafından programa konuşmacı olarak katılan Dr. Öğr. Üyesi Hacı Ahmet Şimşek’e üniversitemizin anahtarı ve teşekkür belgesi sunuldu.