GEDİZ HAVZASI’NA ALTIN MADENİ 19-02-2019 09:12:01

Coğrafya biliminin dünyada ‘cennet’ diye tanımladığı 7 tarım harikasından biri olan Gediz Havzası’nın bin 269 hektar alanında siyanürlü altın madeni açılacak.

Gediz Havzası’nı zehirleyerek yok olmasına yol açacak olan altın ve gümüş madeninde siyanür liçi ile ayrıştırılma yapılacağı duyuruldu. 12 milyon 690 bin metrekare alanda bu amaçla ‘İnceleme Değerlendirme Komisyonu’ (İDK) toplantısı gerçekleştirildi. Anadolu Export Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından Kütahya ili, Gediz ilçesi Karaağaç köyü mevkii ile Uşak ili Banaz ilçesi Baltalı köyü mevkiinde daha önce arama ruhsatı verilmiş olan sahada “Yıldız Altın-Gümüş Madeni Kapasite Artırımı, Cevher Zenginleştirme Tesisi ile Kırma-Eleme Tesisi” projesi için, Kütahya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü 2013 yılında 2 adet poligonla toplam 266 adet sondaj için “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı” verilmişti. Yapılan sondajlar ve açılan ocaklardaki cevher üretim kapasitesinin arttırılması, alan genişletme ve üretilen cevherin zenginleştirilmesi (siyanür) için zenginleştirme tesisi kurulması talebi ile 15.12.2016 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurmuştu. Şirket Bakanlıkça uygunluk verilen proje için ÇED raporu İDK toplantısında değerlendirilmeye alındı.

ÇED raporuna göre (cevher üretimi, cevher zenginleştirme, pasa depolama, bitkisel toprak depolama v.b.) işler Kütahya il sınırlarında olduğu belirtiliyor. Kütahya il merkezine kuş uçuşu yaklaşık 65 km mesafede, Gediz ilçe merkezine ise kuş uçuşu yaklaşık 16 km mesafede yer almaktadır. ÇED sahasında yer alacak ocakların saha sınırına en yakın 360 m mesafede Karaağaç köyü’nde bulunmaktadır. Doğu istikametinde yaklaşık 3 km mesafede Murat Dağı, güney doğu istikametinde 4 km mesafede İçme suyu amaçlı olan Küçüksu Barajı yer almaktadır. Kuzeybatı istikametinde yaklaşık 2 km mesafede Sumaklı, 4 km mesafede Uğurluca, batı istikametinde yaklaşık 40 m mesafede Karaağaç köyü bulunmaktadır. Üretimin gerçekleşeceği ocak sahalarına en yakın konut alanı yaklaşık 360 m mesafede Karaağaç köyü.

ÇED sahası olarak belirlenen 549.85 ha’lık alan içerisinde batı ocağı (108,34 ha), doğu ocağı (69,50 ha), pasa depolama sahası (147,52 ha), bitkisel toprak depolama sahası (8,39 ha), yığın liç sahası (28,32 ha), tesis 1 (cevher stok sahası, mıcır sahası) (2,50 ha), tesis 2 sahası (altın odası, karbon ünitesi, kırma tesisi, idari bina) (1,90 ha) yer alacak. Yığın liç alanına cevher kamyonlar ile taşınacak olup, yığın liç alanında maksimum 849.842 ton/yıl kırılmış cevher yığın liç yöntemi ile işlenecek. Proje kapsamında açılacak Doğu Ocağı ve Batı Ocağı’nda toplam 5 yıllık üretim sonucunda 4.158.979 ton (1.777.341 m3) cevher üretilecek ve cevher üretimi sırasında ise toplam 27.379.034 ton (10.530.398 m3) pasa malzeme oluşacaktır. Bu durumda cevher ile karışık pasa miktarı toplam 31.538.012 ton (12.307.739 m3) olacak. Cevherin yığın liçi prosesi kullanılarak zenginleştirilme işlemleri sonucunda ise toplam 101.397 ons Au (altın) ve toplam 782.002 ons gümüş elde edilecek. Ancak cevher geliştirme çalışmaları sonucunda cevherin artacağı dolayısıyla açık ocakların genişleyeceği varsayımıyla 60 milyon m3 kapasiteli ve 147,52 hektarlık alanı kaplayan pasa döküm sahası daha planlanmış.

Maden ruhsat sahası Uşak ili Banaz ilçesi Baltalı köyünde 259,86 hektar olurken işletme alanı ise 65.70 hektar olarak belirlenmiş. Kütahya ili Gediz ilçesi Karaağaç köyü ruhsat alanı ve işletme alanı ise 1.009,22 hektar. Maden açık ocak olarak belirlenirken sahada cevherin kırılması/öğütülmesi, siyanür ile cevherdeki altın ve gümüşün ayrıştırılma işlemi yapılacak. Tamamen ormanlık olan alanda binlerce ağaç kesilecek. 17.500 Km2 olan Gediz havzası içinde kalan maden sahası havzada geri dönülmez zararlar verecek. Göller, dere ve nehirler, tarım arazileri ve koruma alanları siyanür ile zehirlenecek. Coğrafya biliminin tarımsal değeri ve ekolojik özellikleri bakımından dünyada “cennet” diye tanımladığı 7 tarım harikasından birisi olan Gediz Havzası’nda açılacak olan bu maden ile havzanın sonu gelecek. Havzanın diğer alanlarında, Çaldağı Nikel Madeni ve Jeotarmal Enerji Santralleri ile çevrelenen ve yeraltı sulları zehirlenen havzada atılacak bu adım havzanın sonu anlamına geliyor.

Görüşüne başvurduğumuz TMMOB Yön. Kur. Üyesi Cemalettin Küçük: “Madencilik ve kimyasal metalurjik işlemler artık madenin tenörüne, işlenebilme özelliğine, doğa ile ilşkisine bakılmaksızın “Nerede kim işletilmesine izin veriyor” ise oraya konumlanarak, bütün doğa, yaşam alanları, gelecek vs. hiçe sayılarak yapılmaktadır. Yıllardır madenlerin işletilmesiyle ekomonik darboğazdan çıkılacağını iddia edenlerin tersine, Anadolu coğrafyası delik deşik, bütün çukurların yanında kimayasallarla yüklenmiş zehirli atıklarla doldu. Ama hala ekomomi çöküyor. Doğal varlıkları ulusötesi ve yerli işbirlikçilerle tüketilen hiç bir ülke kalkınamamıştır. Aksine ekonomileri çökmüş, yanında doğaları ve yaşamsal alanları zehir olmuştur. Bunu coğrafyamıza yeniden yaşatmanın hiçbir anlamı yoktur. Bugün bu kadar çarpıtmanın bir arada binlerce sayfada dosyaya yüklenip ÇED raporu diye sunmak da “Görünen köy kılavuz istemez” deyiminin yaşamsal karşılığı olmuştur.”