DOMANİÇ’TEN DÜNYA’YA YAYILAN BARIŞ, OSMANLI KÜLTÜR VE MEDENİYETİ” 13-12-2018 13:01:19

15 ülkeden 38 akademisyen ve uzmanın katıldığı “Arap Hafızasında II. Abdülhamid ve Türk Arap İlişkileri” başlıklı uluslararası sempozyum Dumlupınar Üniversitesi GSF Kırmızı Salon’da açılış konuşmalarıyla başladı.

Sempozyuma Kütahya Valisi Dr. Ömer Toraman, Kütahya Belediye Başkan Kamil Saraçoğlu, Yemen büyükelçisi Faruk Bozgöz, Rektörümüz Prof. Dr. Remzi Gören, Tavşanlı kaymakamı Yüksel Kara Tavşanlı belediye Başkanı Mustafa Güler, Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Kaan Erarslan,GSF Dekanı Ahmet Altunc, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Osmanlı Devleti’nin 34’üncü padişahı Sultan II. Abdülhamid Han’ın vefatının 100’üncü yıldönümünde; Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Tavşanlı Belediyesi ve Tavşanlı Ticaret Odası, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Gelişim Stratejileri Araştırma Merkezi (KDPÜ GESAM) tarafından düzenlenen uluslararası sempozyum, GESAM Başkanı Doç. Dr. Bülent Cırık’ın açılış konuşmalarıyla başladı.

GESAM Başkanı Doç. Dr. Bülent Cırık; “Sultan II. Abdülhamid’in hayatının, izlediği siyasetin ve Türk-Arap ortak hafızasında edindiği konumun önemine değinerek “Sultan Abdulhamid’in düşüşü bu coğrafyada çok acılara yol açtı” dedi. Cırık ayrıca, Sultanın vefatının 100. Yılında bu coğrafyada Arap ve Türk milletleri üzerinde nasıl bir tesirinin olduğunun daha iyi anlaşıldığını, o dönemde gerçekleştirilen oyunların sonuçlarının hala günümüzde hissediyor dedi.

  1. Abdulhamid’e karşı gerçekleştirilmesi planlanan suikaste değinen Cırık, dönemin bazı sözde aydın şairlerinin suikastın başarısız olması dolayısıyla üzüntü duyduklarını, benzer senaryonun 15 Temmuz darbe girişiminde de yaşandığına dikkat çekti. Cırık konuşmasına şöyle devam etti: “Bu coğrafyada çok oyunlar oynandı, coğrafyanın zaafları misyonerler, İngilizler ve diğer yapılar tarafından biliniyordu, ilmek ilmek işleyerek bu hale getirdiler. “Araplar bizi sattı – Türkler bizi sömürdü” söylemleri de bu kumpasın işine geliyordu” diyerek sözlerini tamamladı.

Davetliler Adına  konuşan Gaziantep Ez- Zehra Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Müslim; katılımcıları selamlayarak sözlerine başladı. Sultana yapılan haksızlıklara, Sultan Abdulhamid Hanın,  iç ve dış düşmanlara karşı ümmeti bir arada tutmak uğruna verdiği çabalara değinen Müslim İstanbul’da bir araştırma merkezinin gerekliliğine ve bu araştırma merkezinde görev alacak ekibin farklı Kültür ve inançlara sahip olabileceğini, bu merkezin Sultana itibarının geri verilmesi için çalışmalar yapması gerektiğini dile getirerek sempozyuma katkı veren Kütahya Dumlupınar Üniversitesine ve destekleyen kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek sözlerini tamamladı.

 DOMANİÇ’TEN  DÜNYA’YA YAYILAN BARIŞ, OSMANLI  KÜLTÜR VE  MEDENİYETİ”

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Remzi Gören; Uluslararası ilk önemli sempozyumu yaklaşık 2 yıl önce 19 farklı ülkeden 33 katılımcı ile gerçekleştirdik.  Bu sempozyumu, Hayme Ana’nın torunu Osman Gazi’ye beşik olmuş, birçok kıtaya barış ve huzur getirmiş Osmanlının bu coğrafyadan doğuşunu ve tesis ettiği büyük ve uygar medeniyeti “Domaniç’ten Dünya’ya Yayılan Barış, Osmanlı Kültür ve Medeniyeti” başlığı ile yapmıştık.

Son iki yıldaki, uluslararası ikinci önemli sempozyumu 15 Temmuz darbe teşebbüsü üzerinden daha bir ay geçmeden, çok kısa sürede gerçekleştirdik. 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen hain darbe girişiminin gönül ve manevi coğrafyamızdaki etkisini Şili’den Kolombiya’ya 33 farklı ülkeden katılan konuklarımızla birlikte “15 Temmuz Darbe Girişiminin İslam Coğrafyasında Yansımaları” başlığıyla dünyaya duyurmaya çalıştık. Çok güzel dönüşler aldığımız bu sempozyumdaki bildirileri Arapça ve İngilizce olarak web sayfamızda bulabilirsiniz.

Bu sempozyumun hemen ardından, birkaç büyükelçi hariç, Ankara’da ikamet eden tüm Kuzey Afrika Büyükelçilerini Kütahya’mızda ve üniversitemizde misafir ettik. Yapılan uluslararası etkinliklerle hem amaca hizmet ettik, hem Üniversitemizin hem de Kütahya’nın tanıtımına önemli katkılar sağladık. Geleceğe yönelik olarak 100’den fazla Turizm Acentesi ile iletişime geçip yöremizin tanıtımı anlamında yabancı ülkelerden gelecek turistlerle birlikte örneklem bir projenin de üzerinde çalıştık, zaman ve şartlar olgunlaştığında konu ile ilgili gelişmeleri sizlerle de paylaşacağız.

Şimdi ise Mısırlı bir grup akademisyenin başlattığı çalışmayı genişletip çok farklı bir hale getirerek Cennet mekân Sultan II. Abdülhamit Han’ı ve bu vesile ile son zamanların en çok konuşulan ve tartışılan konularından birisi olan Türk-Arap ilişkilerini konuşmak üzere “Arap Hafızasında II. Abdülhamit ve Türk Arap ilişkileri” adlı uluslararası sempozyumla huzurlarınızdayız.

Çok kıymetli misafirler,

Son 40-50 yıl  içinde İran – Irak savaşı, Körfez Savaşı, dönem dönem meydana gelen gerginlikler ve nihayetinde Arap Baharıyla gelen yıkım. Özellikle son yıllarda meydana gelen olaylar göstermektedir ki; başta Ortadoğu olmak üzere, İslam Coğrafyasında mezhep ve etnik kimlik üzerinden kalıcı gerginlikler oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu gerginlikler, dost ve kardeş ülkelerin geleceğini tehdit etmektedir.

Genel İslam kardeşliğini tesis etmek yolunda önemli adımların atılması zorunluluğu ortadadır.

Ortadoğu’da devam eden iç karışıklıklar, Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan devrimler, körüklenen mezhep ve etnik kökene dayalı ayrımcılık zemini, Müslümanların uyanık olmasını gerektiriyor. İslam inancını ve değerlerini yaymak, Müslümanlar arasında işbirliğini sağlamak ve genel İslam kardeşliğini tesis etmek yolunda önemli adımların atılması zorunluluğu ortadadır.

Çok kıymetli misafirler,

Adı konulmamış Armageddon Savaşının doğrudan muhatabı ülkelerin siz çok kıymetli bilim insanları, düşünür ve mütefekkirlerin katıldığı bu sempozyumun, İslam kardeşliğinin tesisine vesile olmasını diliyorum. Diyerek sözlerini tamamladı.

Kütahya Valisi Dr. Ömer Toraman yaptığı konuşmasında; Bu coğrafyada birbirini anlamak için hiçbir engel yok ken  ara bozmak için bir çok faaliyetler gerçekleştirildi. Coğrafyamız dışındaki hiçbir insanın rehberliğine ihtiyacımız  yoktu. Diyerek bu coğrafyada yaşayan insanlar olarak iletişimimizin kuvvetli olması gerektiğine değindi. Dünyanın yeniden yapılandığı bu dönemde 19.yy değerlendirmek bizim için önemli diyerek sözlerini tamamladı.

Sempozyum ilk ve açılış oturumuna;  Mısır’dan Mohamed Elhamy Mohamed Abdelkarım, Yemen Cumhurbaşkanı Danışmanı Nasr T.Mohammed,

Tunus’tan Prof.Dr Gabtenı Mounir,  Sudan’dan Mayada Kamal  konuşmacı olarak katılırken

oturum başkanlığını Sakarya Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim üyesi Prof.Dr Haluk SELVİ gerçekleştirdi.

Sempozyumun 2. ve günün son oturumunda ise;  Yemen Kültür Bakanı Yrd Zayed M.Jabber, Libya’dan Prof. Dr. Mahmud Deek, Cezayir’den Prof. Dr. Nafissa Douida

Filistin’den  Dr. Monjet Ahmed’in Kuveyt’ten Dr. Mohamed Wafik Mohamed Zeınelabdın konuşmacı olurken Oturum Başkanlığını Doç.Dr Muhammed ADİL gerçekleştirdi.