SORUNLAR MECLİS GÜNDEMİNDE 30-11-2018 15:49:02

Kütahya’da yaşanan çevresel sorunları, çini ve seramik sektöründeki KDV indirimi talebini ve Pazarlar’daki konut sorununu anlatmak için Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) söz alan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, problemlerin çözümü için vakit kaybedilmemesi gerektiğini söyledi

Geçtiğimiz hafta içinde Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un da katılımıyla gerçekleşen TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda konuşan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, bu seferde TBMM’de söz alarak Kütahya’nın sorunlarını yeniden gündeme taşıdı.  Türkiye Büyük Millet Meclisinde Çevre Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi görüşmelerinde konuşma yapan Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, şunları kaydetti: “Çevre  ve Şehircilik Bakanlığının yaptığı düzenleme ile,    illerde Katı Atık Birlikleri  kurulmuştur. Seçim bölgem olan Kütahya ilimizde kurulan Kütahya Katı Atık Birliği tarafından 2014 yılında,      şehir merkezi ve özel idareye bağlı köylerin çöp toplama işi ihale edilerek, 29 yıllığına özel sektöre verilmiştir.    Çöp toplama işini üstlenen firma sözleşmesinde taahhüt ettiği,    “30 ay içerisinde 5 megawatlık elektrik üretim tesisi kurma” yükümlülüğünü yerine getirmemiştir,        bu firma daha önce belediyenin hanelere tek tek sattığı ve artık vatandaşın şahsi malı olan,        yaklaşık 2.000 çöp konteynerini toplayıp götürmüş,      yerine ikame hiçbir şey koymamıştır.  Ayrıca firmanın sözleşmesinde taahhüt ettiği;    3 büyük ilçe merkezinde çöp toplama merkezi kurulması yükümlülüğünü ise,      sadece 1 ilçe merkezinde çöp toplama merkezi kurarak eksik iş yapmıştır. Ancak bunlardan daha önemlisi,      çöp toplama işi özel sektöre verilmeden önce,        belediyenin şehir merkezinde 26 araçla topladığı çöpü, firma şu anda şehir merkezi ve köyler de dahil olmak üzere 13 araçla yapmaya çalışmaktadır.      Yine Simav merkezde daha önce 6 araçla toplanan çöp,        şimdi köylerin de eklenmesine rağmen 3 araçla toplanmaya çalışılmaktadır.       Bunun da doğal sonucu olarak çöpler toplanamamakta,        toplanamayan çöpler ise görüntü ve çevre  kirliliğinin yanı sıra mikrop saçarak toplum sağlığını tehdit etmektedir.  Çöp özelleştirme işinin bir diğer  sorunlu tarafı da firmaya devredilen belediye işçileridir.       Özelleştirmeden önce Belediye bünyesinde taşeron işçi olan temizlik işçileri,       özelleştirme ihalesiyle birlikte yüklenici firmaya devredildiler,         taşeron işçilerin kadroya alınması sürecinde, özel firma bünyesinde oldukları için kadroya alınma hakları olmadı,        bu insanların kadro şansı böyle bir talihsizliğe kurban gitti,            ancak bu işçilerin talihsizlik ve mağduriyetleri maalesef  bununla da sınırlı kalmadı,         Kütahya Belediyesi ile yüklenici firma arasındaki anlaşmazlıklar bahane edilerek, firma bünyesinde çalışan işçilerin maaşları ödenmemekte veya düzensiz ödenmektedir.         Belediyeler ile yüklenici arasındaki ihtilaf konusu ise,      toplanan çöplerin evsel atık ve kül şeklinde ayrımının yapılması hususudur,        çünkü evsel atığa ton başına 129 TL, küle ise ton başına 23 TL ödenmektedir.      Bu konu, yüklenici firma bünyesinde çalışan işçilerin maaş ödemesini ilgilendirmemelidir, bu insanlar mağdur edilmemelidir.

“İNSAN VE ÇEVRE SAĞLIĞINA ZARAR VEREN ÇEVRE KİRLİLİĞİ”

Kütahya ilimizin Tavşanlı ilçesi Tunçbilek beldesinde bulunan,       Türkiye Kömür İşletmeleri’ne bağlı,      Garp Linyitleri İşletmesi bünyesindeki,         Tunçbilek Termik Santralinin yarattığı;       insan ve çevre sağlığına telafisi mümkün olmayacak ciddi zararlar vereceği değerlendirilen  çevre kirliliğidir.       Bölgede yaşayan vatandaşlarımızın günlük yaşamını ve halk sağlığını olumsuz yönde etkileyen,       aynı zamanda doğal hayata da zarar veren bu kirlilik,         maalesef yıllardır devam etmektedir.      Santralin ve baca filtrelerinin teknolojisinin çok eski olması bu sorunun nedenidir.    Benzeri problem işletici firmanın Seyitömer santralinde yapmış olduğu 100 milyon dolarlık bir teknoloji yenilemesi ile ortadan kaldırılmıştır.      Böyle bir yenilenme Tunçbilek santralinde de yapılmalıdır.       Sayın Çevre Bakanımızın bu problemimize hassasiyet göstererek, halk sağlığını tehdit eden bu duruma bir çözüm üretmesini Tavşanlı’lı hemşerilerim adına istirham ediyorum.

“KONUT SORUNU”

Kütahya ili, Pazarlar ilçesi, Hoca Ahmet Yesevi Mahallesi sakinlerimizin, 2013 yılından beri sürüncemede kalan ve ciddi hayati risk taşımalarına sebep olan konut sorunudur.         2013 yılında meydana gelen Simav depreminin akabinde      bu mahallemizde bulunan 80 müstakil konut ve 20 adet  4  katlı apartman      Bakanlar Kurulu kararıyla riskli konut ilan edilmiş ve kentsel dönüşüme dahil edilmiştir.        Ancak aradan geçen 5 yılda bu konuda hiçbir iş ve işlem yapılmamış,       bu mahallede yaşayan vatandaşlarımız çok ciddi risk altında yaşamaya mahkum edilmiştir. Öyle ki bu vatandaşlarımızın konutlarında bırakın herhangi bir tadilat yapması,       çivi çakmalarına bile müsaade edilmemiş,      kentsel dönüşüm kapsamında atılması gereken adımlar bugüne kadar atılmamıştır. Herhangi bir deprem veya benzeri doğal afet olması durumunda bu konutlarda yaşayan onlarca vatandaşımızın birçoğunun hayatını kaybedeceğini bilmek için uzman olmaya gerek yoktur.             Sayın Çevre ve Şehircilik Bakanımızın bu konuya acilen el atmasını ve telafisi mümkün olamayacak bir olay yaşanmadan bu sorunu çözmesini Yüce Meclisiniz aracılığı ile talep ediyorum.

“KÜTAHYA’NIN  NEREDEYSE %80’İ SİT ALANI KONUMUNDA”

Şahsım ve Kütahyalı hemşerilerim öyle inanıyor ve iddia ediyoruz ki, Kütahya ve ilçelerindeki SİT alanlarını belirleyenler,     Kütahya’ya gelmeden, bu alanları ve üzerindeki yapıları yerinde görmeden,       çalışmalarını masa başında yapmışlardır.      Bir örnek verecek olursak,      inşaatı yapan mühendis ve ustaların halen hayatta olduğu bir camimiz kurul tarafından tarihi eser olarak ilan edilmiş vaziyettedir.       Şehrimizin neredeyse %80’i SİT alanı konumundadır.      Bu durum ilimizde birçok kısıtlama ve sıkıntı doğurmaktadır.        Bu sebeple tarihi eser ve sit alanları konusunda ilimizde yeni bir çalışma yapılması gerekmektedir.

“ÇİNİDE KDV ORANI YÜZDE 8’E  DÜŞÜRÜLMELİDİR”

Kütahya ilini ve Kütahya ekonomisini fazlasıyla ilgilendiren bir konuda siz değerli Meclisimize ve Maliye Bakanlığımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum. Çinicilik ve seramikçilik Kütahya’mızın olmazsa olmazı,    en temel ticari sektörü, Kütahya ekonomisinin can damarıdır.      Ve bu sektörümüz ciddi anlamda sıkıntılı günler geçirmektedir.       Seramik sektörümüzün ayakta kalabilmesi için bazı düzenlemeler ile desteklenmesi gerekmektedir. Buradan sayın Maliye Bakanımıza seslenmek istiyorum,       seramik işinde %18 olan KDV oranının %1’e düşürülmesi gerekmektedir,         %1 olması şayet mümkün değilse en azından %8 olmalıdır. Maliye Bakanlığımızın bu talebimize duyarsız kalmayacağını ümit ediyorum.”