ERBAŞ’TAN EĞİTİM TALEPLERİ 10-11-2018 15:00:53

MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Plan Bütçe Komisyonunun Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin görüşüldüğü oturumda Kütahya ve ilçeleri ile ilgili bazı taleplerde bulundu. “FEN VE SOSYAL

 BİLİMLER LİSELERİNİN ARTIRILMASINI TALEP EDİYORUZ”

Plan Bütçe Komisyonunun Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin görüşüldüğü oturumda konuşan MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş şunları kaydetti: “Plan Bütçe Komisyonumuzun Milli Eğitim Bakanlığı bütçesini görüştüğü bu oturumunda, seçim bölgem olan Kütahya ilimizin sorun, ihtiyaç ve talepleri ile ilgili söz almış bulunmaktayım. Ayrıca genel anlamda Milli Eğitim Bakanlığımızı ilgilendiren birkaç hususu da Sayın Bakanımızın ve siz Sayın Komisyonun bilgi ve dikkatlerine sunmak istiyorum. Öncelikle seçim bölgem olan Kütahya ilimiz ile ilgili bir hususu vurgulamak istiyorum. İl Milli Eğilim Müdürlüğümüzden aldığım bilgilere göre Kütahya'mızda derslik ve öğretmen sorunumuz yok denecek kadar az durumdadır. Bunun için şahsınız nezdinde Bakanlığınıza teşekkür ederim. Ancak geçen yıl Liselere Geçiş Sınavında Türkiye l.si çıkaran Kütahya'mızda, il merkezinde 1, ve 13 ilçesinden sadece 3'Ünde 1’er tane olmak üzere toplam 4 tane Fen Lisesi mevcuttur. Biz bu sayının artırılmasını, Emet, Domaniç Altıntaş gibi büyük ilçelerimize de 1 'er adet Fen Lisesi açılmasını talep ediyoruz.

Ayrıca ilimizde sadece 1 tane sosyal bilimler lisesi mevcuttur. İlimizin en büyük 3 ilçesi olan, Tavşanlı. Simav ve Gediz ilçelerimize de 1’er tane Sosyal Bilimler Lisesi açılması, hem az da olsa mevcut derslik açığını kapatacak hem de eğitim standartlarını olumlu yönde artıracaktır.”

“ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZLERİ AYAKTA KALMA MÜCADELESİ VERİYOR”

Sayın Bakanım, planladığım konuşmamda okullarımızda ek ders karşılığı çalıştırılan ve camianızda ücretli öğretmenler olarak adlandırılan öğretmenlerimizin özlük hakları ve çalışma koşulları ile ilgili kısmını benden önceki değerli konuşmacılarımız yeterince değindiği için vaktinizi almamak amacıyla geçiyorum.

Sayın Bakanım dikkatinize sunmak istediğim konulardan bir tanesi de Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinin durumudur. Özel, özel eğitim kurumu olan, ve sayıları 2.500 ü bulan bu merkezlerimizde yaklaşık 40.000 öğretmen ve diğer personel çalışmakladır. Bu merkezlerin engelli çocuklarımıza verdiği eğitim ve rehabilitasyon hizmetinin ve sağladığı katkının önemini kendisi de bir eğitimci olan Sayın Bakanımız da gayet iyi bilmektedir. Bu merkezlerimiz günümüzde mali sıkıntılar içerisinde olup, ayakta kalma mücadelesi vermektedir. İlk olarak 2004 yılında hizmet vermeye başlayan bu kurumların Devletten aldığı hizmet bedeli, yıllar içerisinde enflasyon karşısında sürekli erimiş ve bugün gelinen noktada kurumların ayakta kalabilmesine imkan vermeyecek düzeye gelmiştir. Bu kurumlara yapılan kamu katkısı tutarlarının revize edilmesi ve günümüz ekonomik şartlarına uygun makul bir tutar belirlenmesi gerekmektedir. Yaklaşık 40.000 kişinin istihdamım sağlayan, ve yine yaklaşık 370.000 engelli vatandaşımıza eğitim ve rehabilitasyon hizmeti veren bu kurumların, ayakta kalması ve hizmet vermeye devam etmesi oldukça önemli olup, bu önemin rakamlarla ölçülemeyeceğini Sayın Bakanımız da takdir edecektir. Bunun yanı sıra bu kurumların verdiği hizmetin denetimi için, Bakanlığımızın mevzuatını oluşturup ancak uygulamasını sürekli ertelediği, "avuç içi damar okuma" uygulamasının da bir an önce hayata geçirilmesi gerektiği kanaatimi de bildirmek isterim. Çünkü bu uygulamanın engelli vatandaşlarımızın eğitini hakkını garantiye almak olacağına inanıyorum.”

“ÖZEL OKULLARIN  FİYATLARININ  BELİRLENME  USULLERİ NELERDİR?”

Sayın Bakanım, vatandaşlarımızın da, benim de merak ettiğim bir husus da özel okulların fiyatlarının belirlenme usulleri. Özel okullarımızın fiyatları arasında uçurum denebilecek ölçüde fiyat farkları var. Örnekle açıklayacak olursak, aynı türdeki okullardan biri yıllık 13.000 TL'ye öğrenci kaydedebiliyor iken, bir başkası yaklaşık 50.000 TL'ye kayıt yapıyor. Tabi bu ikisinin arasında farklı rakamlara da sıkça rastlanıyor. Aşırı derecede fiyat farkı nasıl olabiliyor, bu fiyatların belirlenmesinde Bakanlığınızın bir rolü. etkisi var mı? Bu konuda taban-tavan fiyat uygulaması var mı, şayet yoksa böyle bir uygulama getirilmesini düşünür müsünüz ?

“MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖĞRENCİ ANDININ  OKUTULMAMASI İÇİN MAHKEME KARARINA İTİRAZ EDİYOR”

Sayın Bakanım, son olarak Türkiye gündemini de meşgul eden güncel bir konuya değineceğim. İlkokul ve Ortaokullarımızda okutulan öğrenci andımız ile ilgili, başta Genel Başkanımız Sayın Dr. Devlet Bahçeli olmak üzere, hemen hemen tüm siyasiler konunun tüm boyutlarıyla ilgili açıklamalar yaptılar. Ben bu konuda bir tekrar yapıp değerli komisyonumuzun vaktini almak istemiyorum. Bir hatırlatma yapmak ve akabinde çok merak ettiğim bir hususu Sayın Bakanımıza sormak istiyorum. 2009 yılında Mazlum - Der adında bir dernek, öğrenci andının ırkçılık çağrıştırdığı ve vatandaşlarımızı ayrıştırdığı iddiasıyla, okullarımızda okutulmasının yasaklanması için Danıştay 8. Dairesinde bir dava açıyor. Bu davada Milli Eğitim Bakanlığı davalı taraf durumunda. O tarihte Milli Eğitim Bakanlığı mahkemeye sunduğu savunmasında özetle, iddiaların yersiz olduğunu, andımızın ırkçılığı çağrıştırmadığını, ayrıştırın olmadığını. Anayasa ve yasalara aykırı bir uygulama olmadığını belirterek mahkemeden öğrenci andının okutulmaya devam edilmesi yönünde karar verilmesini talep ediyor. Sonuçla da davacının talebi mahkemece reddediliyor ve andımız okullarımızda okutulmaya devam ediyor. Milli Eğitim Bakanlığının o tarihte mahkemeye sunduğu 2009 tarih ve 32558 sayılı bu savunma yazısını Sayın Bakanımıza az sonra sunacağım, burada öğrenmek istediğim husus o tarihten bugüne ne değişti de 2009 yılında öğrenci andını savunan Milli Eğitim Bakanlığı bugün tam tersi bir duruş sergileyerek öğrenci andının okutulmaması için mahkeme kararına itiraz ediyor.

 Sayın bakanını beni sabırla dinlediğiniz için teşekkür ediyorum. Umut ediyor ve inanıyorum ki dikkatinize sunduğumuz hususlar ile ilgili gerekli adımları atacaksınızdır. Bakanlığınız bütçesinin hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.”