ATAM IŞIĞIN DAİMA YOLUMUZU AYDINLATACAK 10-11-2018 14:31:14

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 80. Yıldönümü münasebetiyle yazılı açıklama yapan Baro Başkanı Av. Ahmet Atam; “Sadece ülkemizin değil tüm doğu toplumlarının ümidi olmuş Ulu Önder’i saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz” dedi. Kütahya Baro Başkanı Av. Ahmet Atam, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümü münasebetiyle açıklama yaptı.

Başkan Atam; “Bugün ebedi Başkomutan, Başöğretmen, Cumhuriyetin kurucusu ulu önder Atatürk’ün 80. ölüm yıldönümü. Yurdun dört yanında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, dış temsilciliklerde kendisini anma törenleri düzenlenecek, sirenler, saygı duruşları, şiirler birbirini takip edecek. Tüm devlet erkanı Anıtkabir’de onun manevi varlığını selamlayacak ve öğleden sonra itibarıyla da hayat normale dönecek. Oysa yaşadığımız günlerde yapılması gereken en önemli şey Atatürk’ü anmak değil anlamaya çalışmaktır” ifadelerini kullandığı açıklamasında şunları dile getirdi: “Bir ulusun asker ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, kazandığı zafer ne kadar yüce olursa olsun, bir ulus ilim ordusuna sahip değilse, savaş meydanlarında kazanılmış zaferlerin sonu olacaktır. Bu nedenle bir an önce büyük, mükemmel bir ilim ordusuna sahip olma zorunluluğu vardır.” sözünü sarf eden bir insanın ülkesinde eğitimde kalite yakalanamıyor, sağlıkta dünya standartları yakalanamıyor, üniversiteler evrensel düzeyde eğitim kalitesi veremiyor ise çalınan sirenler bize doğru şeyleri hatırlatmıyor demektir “Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar. Bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür.” Sözünü sarf eden liderin ülkesinde ahlaki ve toplumsal değerler göz ardı ediliyorsa, kadına şiddet, çocuk istismarı, uyuşturucu kullanımı hayatı tehdit eder hale geldiyse, Anıtkabir’deki törenler bir prosedüre dönüşmüş demektir. "Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerdeki cephenin suskunluğudur.” diyen Ata’nın ülkesinde insanlar haksızlığa, adaletsizliğe, liyakatsizliğe karşı susarlarsa yapılan saygı duruşları fiziksel bir duruştan öteye gidememiş demektir. Bu nedenle; bugün ve sonraki yıllarda yapılması gereken şey anma toplantıları değil anlama toplantıları düzenlemektir. Sadece ülkemizin değil tüm doğu toplumlarının ümidi olmuş Ulu Önder’i saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz.”