KİNAY TESPİTLERİNİ PAYLAŞTI 17-10-2018 08:42:47

22. 23 ve 24. Dönem Kütahya Eski Milletvekili Hasan Fehmi Kinay, döviz kurları ile ilgili sosyal medya üzerinden açıklama yaparak değerlendirmelerde bulundu. Dolar kurunun son günlerde düşüş yaşadığını belirten Kınay, “Bu düşüşün nedenlerini sorgulamadan iyimserliğe kapılmak için çok erken ve bu bizi gaflete sürükleyebilir. İşte bu yüzden bazı tespitlerimi sizlerle paylaşmak istedim” dedi.

22. 23 ve 24. Dönem Kütahya Millletvekili Hasan Fehmi son iki aydaki döviz dalgalanması ve sonrasındaki gelişmeleri sosyal medya üzerinden değerlendirdi. Kinay, döviz kurlarının geleceği ve manipülasyonla mücadele için yapılması gerekenleri anlatarak şunları belirtti: “Konu biraz teknik ve yabancı kavramları içeriyor, bu nedenle okuyucularımdan özür diliyorum. Batı kapitalizmi “türev piyasalar” adı altında o kadar çok finansal ürün geliştirdi ki, zaten kazığı bu anlamını ve yararını bilemediğimiz türev araçlardan yiyoruz. Ama size yardımcı olmak için bu araçların ne dolaplar için tezgahlandığını anlatmaya çalışacağım. Umarım yararım olur. Dolar kurunun şu günlerde 6 liranın altını test ettiğini görüyor ve baharın yaklaştığını düşünüyoruz. Ancak bu düşüşün nedenlerini sorgulamadan iyimserliğe kapılmak için çok erken ve bu bizi gaflete sürükleyebilir. İşte bu yüzden bazı tespitlerimi sizlerle paylaşmak istedim . Papaz Brunson’ın salınması kurun Amerika ilişkilerindeki normalleşme nedeniyle hızla düşeceğini bekleyenler için hayal kırıklığı yaşatmış olabilir. Ama merak etmesinler kurlar daha önemli nedenlerle düşme eğiliminde. Şu kesin; Amerikayla ve AB ile ilişkiler düzeldikçe bu durum Türkiye’nin kredi notuna ve borçlanma maliyetine yansıyacaktır. Ama bu orta vadede beklememiz gereken iyileşmedir. Ayrıca Suriye’deki PYD/ PKK varlığı, FETÖ ile mücadele, İran yaptırımları, Rusya’dan alınan S400 ler gibi ikili ilişkileri zorlayan o kadar çok konu var ki, bu gibi konuların ABD ve AB ile olan finansal riskleri ve genel ekonomik koşulları etkilemesi kaçınılmaz görünüyor. Bize düşen her olumlu ve olumsuz gelişmenin özellikle finansal piyasalarda at koşturan manüplatörler için fırsat teşkil edeceğini bilmek ve buna karşın orta ve uzun vadeli planları devreye sokarak bu çakalları ülkemizden uzak tutmaktır. Kısacası önümüze bakarak yürümemiz ve ekonomik sorunları aşmak için doğru kararlar almamız gerekiyor. Yeniden konumuza dönecek olursak, geçtiğimiz yıl, bankalar, finans kuruluşları, holdingler, aracı kurumlar, sigorta şirketleri, aktif büyüklüğü milyarları bulan şirketler benim ve birçoğumuzun gördüğü kur artış riskini gördüler. (Zira 2018 yılında kamu ve özel borç servisinin 65 Milyar dolar, yönetilmesi gereken cari açığın 60 Milyar dolar seviyesinde olduğu biliniyordu. Buna ilave olarak bütçe disiplininden sapma nedeniyle enflasyon oranlarında artış bekleniyordu. ) Bu nedenle geçtiğimiz yıl sonlarından başlayarak temmuz ayına kadar önemli ölçüde (forward) vadeli döviz işlemi yapıldı. O günlerde büyük firmalar ve finansal kuruluşlar kur risklerini forward işlemleri yaparak hedge fonlara aktardılar. Şu an kesin rakamı bilmemekle birlikte bunun milyarlarca dolar olduğunu tahmin etmek güç değil. (Hedge Fonlar bugün dolar kuru 5,90 TL ise önümüzdeki ay 5,70’den ya da 6,10 TL den dolar satarım diyen ve kur riskini üstüne alan şirketlerdir. Kazançlarını komisyon üzerinden alıyorlar. Finansal kapitalizmin dalgalı kur sistemini savunmasının en önemli nedeni türev piyasalar oluşturarak ülke ve şirketlerin istikrarını bozmaktır. Bu yolla yeni kazanç kapıları geliştirmişlerdir. Hedge fonlar da bu oyunun bir parçasıdır. Bir nevi sigortasıdır. ) Şimdi asıl soru şu: 4 TL den forward yapan bir alıcı şu an kar ederken hedge fonlar zarar ediyor. Bu zarar milyarlarca doları bulabilir. Hedge fonlar kontrat gereği TL açık pozisyonlarını yıl sonuna kadar kapatacaklar ve piyasaya yüklü miktarda dolar sürecekler. Bu durumda kurlar belli bir ivmeyle düşecek. Eğer MB bu öngörüyle hareket etseydi bu kadar yüksek faiz artırımına gerek kalmaz ve reel sektörü kökten sarsmadan düzlüğe çıkabilirdik. Bakın göreceksiniz bankalar borçlanma araçlarına istediklerinden daha fazla yurtdışı talep bulacaklar. Ama bu Merkez Bankasının almış olduğu faiz kararı nedeniyle olmayacak. Hedge fonların doların değerini düşürerek verdikleri kur garantisinden kaynaklanacak. Ne var ki iş burada bitmiyor. Rusya’nın 2015 de üç önemli kur atağına maruz kaldığını görüyoruz. Bunu ülkemize uyarlarsak, dolar kurunun 5,20 ye kadar düşeceğini ve daha sonra ikinci bir kur atağı ile 7,40 TL seviyesine hızla tırmanacağını sonra yine 6 TL seviyesine gerileyeceğini ardından bir kez daha 8,5 -9 TL ye tırmanacağını ve ekonominin dayanma gücünü üç kez test ettikten sonra 7,5 seviyesinde seyredeceğini ifade edebilirim. Ancak bu stres nedeniyle enflasyon ve resesyon kaçınılmaz olacaktır. Bu iyi bir şey değil. Türkiye bunu hak etmiyor. Bunu önlemenin yöntemi hedge fonların tersi yönde hareket etmektir. Manipülasyon varsa bunu önlemenin yolu onları dize getirecek hamleler yapmaktır. Bunu başarırsak sıcak para baronlarının ülkemize ilişmesine izin vermemiş oluruz. Ayrıca ödemeler dengesi için kurların bu düzeyde kalması yerindedir. Döviz kurlarının daha fazla düşmesi içinde bulunduğumuz koşullarla uyum göstermez. Bir de dolar kurunun tüm ürünlerin fiyatlamasına yansıdığını dikkate almak gerekir. Tabii ki bu benim görüşümdür. Yanılabilirim. Aslında mevcut kur rejimi ve MB işlevleri sıcak para operasyonlarının rahat ve yasal yollardan yapılabilmesi için tasarlanmış bir finansal kapitalizm ürünüdür ve ben buna temelden karşıyım. Eğer devam edecek olursak; 1- Dolar kurunun bu yıl sonuna kadar 6 TL’nin altına düşmesine izin vermemeliyiz. Ta ki hedge fonlar yüksek kurdan TL almak zorunda kalsınlar. Kur aşağıya doğru hamle yaptıkça faiz oranlarını düşürmek için fırsat doğuracaktır. Tabii bunu değerlendirecek bir Merkez Bankası anlayışı gelişmelidir. Eğer bazı önlemler sayesinde dolar kuru 6 TL civarında seyrederse devletimizin bu oyunu gördüğünü ve doğru adımlar atıldığını düşünebiliriz. 2- Londra, New York, Chicago başta olmak üzere önemli finans merkezlerini yakından izlemeliyiz. Çünkü dolar manüplatörleri burada. Şunu belirtmemiz gerekir ki, bu tamamen geçici bir çözümdür. Kalıcı bir çözüm için her zaman ifade ettiğimiz gibi ekonominin temellerine eğilmek gerekir. Türkiye bu kur- faiz sarmalından kurtulmak için aşağıdaki üç önlemi almalıdır. 1- Kredi (bankacılık) yerine sermaye piyasalarını güçlendirmelidir. Ancak bu yolla faizler kalıcı olarak inebilir. 2- Kamu kaynaklarını verimli alanlarda değerlendirmelidir. Mali disiplinle vergi yükü azaltılmalıdır. Ancak bu yolla enflasyon düşebilir. 3- İsraf ekonomisinden, kazancında ve harcamalarında bereket arayan bir ekonomiye geçişin toplumsal kültürünü inşaa etmelidir. Ancak bu yolla sürdürülebilir ekonomik sistem kurulabilir.