KÜLTÜRÜMÜZÜ KORUYALIM 05-10-2018 12:15:54

Kütahya Porselen Yönetim Kurulu  Başkanı Sema Güral Sürmeli, Kütahya kültürüne ait olan değerlerin
korunması gerektiğini ifade edip sanat şehri olan kentin sanatçılarına da değer verilmesini ifade etti.

Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli, çini başta olmak üzere Kütahya kültürüne ait olan değerlerin korunup yaşatılması gerektiğine değindi.
Sema Güral Sürmeli; “Çiniye, sanata, çini sanatçısına kıymet veren bir şehre de bu yakışır. Kütahya’da çininin, çini sanatının, çiniyle birlikte porselen sanatın en çok, en yoğun, en tüm ailelerin içine doğmuş bir memlekette doğdum, büyüdüm. Etrafımıza baktığımız her yer bu güzellikleri, çinini güzelliklerini, çinini maviliklerini yaşadık Kütahya’da” dedi.
“MÜZEMİZİN OLMAMASI BİR KAYIP”
Geçtiğimiz hafta yapılan Kütahya Valiliği, Kütahya Belediyesi, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, Zafer Kalkınma Ajansı ve Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası iş birliği ile gerçekleştirilen 3. Dumlupınar Çini ve EL Sanatları Festivali ikinci günündeki sempozyumda moderatör olarak konuşan Sema Güral Sürmeli, sempozyumdaki taleplerin de ciddiye alınmasını istedi.
Sema Güral Sürmeli, çini ve tarihçesini anlatan bir müzenin olması gerektiğini ifade ettiği konuşmasında şunlara dikkat çekti:
“Başka şehirlerde olağanüstü müzeler yapıyorlar. Gezmekten ayaklarımıza kara suların ineceği kadar büyük müzeler var. O şehrin sanatını, o şehrin kültürünü, o şehirlerde çıkan kazıların muhteşem eserlerini inanılmaz güzel şekilde anlatmışlar. Oraların müze satış noktalarında hem sevindirici hem de üzücü bir şekilde Kütahya çinilerini gördüm. O kültürü anlatıyorlar ama kapıdan dışarı çıktığınız zaman Kütahya çinisi var. Ancak onlar birer Kütahya çinisi değildi benim nazarımda. Çini malzemesinden yapımlı, çini ham maddesiyle şekillendirilmiş ama aslında bizim özümüzü anlatmayan, bizi tanıtmayan, Kütahya çinisinin gerçek işçiliğini, sanatını anlatmayan tamamen ticari amaçlarla üretilmiş ürünler orada satıştaydı. Ben bir hafta önce aynı şeyi düşündüm. Neden bizim böyle bir müzemiz yok diye. Bu kadar sanatın, tarih içerisinde olan bir şehir adına bu şekilde müzemizin olmaması bir kayıptır. Buralarda yapılan oturumlar; taleplerini toplanması, değerli hocalarımızın, değerli öğrencilerimizin ve katılımcılarımızın fikirlerinin toplanması ve bilir kişilere ulaştırılması bakımından yapılan toplantılardır. Daha sonraki yıllarda yapılan sempozyumlarda artık bizimde çini anlamında çok iyi bir müzemizin olduğunu önce temellerinin atıldığını sonra da açılışının yapıldığını sevinerek anlatırız diye düşünüyorum. Sanatımıza hep beraber sahip çıkalım. Tarihimize, Kütahya çinimize sahip çıkalım. Tüm kültürümüzü koruyalım, kollayalım.”