SADIK ATAKAN VEFATININ 10. YILINDA ANILDI 07-03-2020 15:12:59

 Türkiye’nin ilk çini müzesini kurarak tarihe geçen Avukat Sadık Atakan vefatının 10. yılında anıldı.
Atakan ailesi tarafından düzenlenen anma programına; Kütahya Valisi Ömer Toraman, AK Parti Kütahya Milletvekili Ceyda Çetin Erenler, Sadık Atakan’ın eşi Nurgül Atakan, kızları Saime Atakan Kasım ile Müge Atakan Demir, ağabeyi Şükrü Atakan, STK Temsilcileri, sanatçılar ve yakınları katıldı.
Saime Atakan Kasım ile Müge Atakan Demir katılımlarından dolayı konuklarına teşekkür ederek babaları Sadık Atakan’ın çiniye ve Kütahya’ya dair sevgisini ve anılarını paylaştı.
Programda birer konuşma yapan AK Parti Kütahya Milletvekili Ceyda Çetin Erenler, Şükrü Atakan ve Sadık Atakan’ın dostları Adil Özkan ile Hikmet Terzioğlu da Atakan’ın Kütahya’ya kattığı değerleri aktardı.

"GELECEK NESİLLERE İLHAM VERDİ"

Milletvekili Ceyda Çetin Erenler, "Türkiyemiz’in ilk özel Çini Müzesini Kütahyamız’da kurarak tarihe geçen Avukat Sadık Atakan amcamızın ebediyete irtihâlinin 10. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen anma programında bir aradayız. katıldık.Gönül coğrafyamızı aydınlatan, sanatçı şahsiyetiyle gelecek nesillere ilham veren kültür sanat dünyamızı bıraktığı eserleriyle zenginleştiren değerli büyüğümüzü, rahmetle, şükranla anıyoruz. Mekânı cennet, makamı âli olsun" dedi.

"DOĞDUĞU ŞEHRİ ANLAMIŞ BİR KOLEKSİYONER"

Atakan’ın çini koleksiyonunun çok özel parçalarını Kütahya Valiliğine bağışlandığını hatırlatan ve “Sadık Atakan’ın mirasçılarıyız” diyen Vali Toraman, o eserlerin yeni yapılan Valilik binasında oluşturulacak alanda sergileneceğini kaydetti.
Anadolu’nun kadim ve köklü şehirlerinden biri olan Kütahya’nın kültür ve medeniyet şehri olmasını sağlayan etkenin şehrin insanları olduğunu ifade ede Vali Toraman, “Doğduğumuz şehir kaderimizdir aslında ama doğduktan sonra o şehirde yoğruluruz. Çoğumuz bunu fark etmeyiz, çoğumuzun gözü hep başka şehirlerde olur. Doğduğu şehirle bütünleşmiş, bunun farkında olan insanlar da vardır. Sadık Atakan da bu isimlerden biri. O Kütahya’da doğmakla kalmamış, bu şehri anlamış, kendini şehirle özdeşleştirmiş, şehrin onu biçimlendirmesini kabul etmiş ve şehre karşı da bu hislerini ortaya koymaya çalışmış. Profesyonel geçim gailesi farklı olsa da çini sanatına ilgili olmuş. Böyle insanlar şehirlerde sınırlı sayıdalar ve çok kritik rolleri var. Birisi türkülere merak salmış türkülerini derlemiş, kimisi folkloru, kimisi yemekleri merak etmiş ve derlemiş. Çok büyük hizmet alanları bunlar” ifadelerini kullandı.